h̷i̷ç̷ ོ

h̷i̷ç̷ ོ
。゚゚・。・゚゚。 ゚。ɑⵢ̧ƙı  ゚・。・ bulamazsan eğer ömrün yarısı dağınık ve perişan diğer yarısı ah ile pişman geçer!
Reklam
Yalnızca imajlar değil benlikler, kimlikler de marka gibi tasarlanıyor artık. Sanal dünyada olduğu kişiden çok uzakta ideal benliğini yansıtan çok kişi var. Sanal dünya; olunan değil olmak istenilen kişinin ve bir konsept gibi tasarlanan kişiliklerin imkânını veriyor kullanıcısına çünkü. Bu imkân, hepimizi bekleyen bir yanılsamanın da tehlikesini barındırıyor..
Sayfa 94·Kitabı okuyor
Olmamışlık; insanın varmak istediği kendiliğe yakışamayışı... İstediği oluşun, varlığında nasıl duracağını kestiremeyişi. Her oluş, kendini ziyan etme riski taşır bu yüzden.. Levinas, başka bir olamayış ziyanı olarak Ben'in Başka'yla olan münasebetini irdeler. Levinas'in etik öznesi Ben'in, Başkası'yla sonsuz sorumluluğa dayanan ilişkisinin hasarlarından bahsedilebilir. Bu yerine geçme hâliyle zamanla "Başka'nın kölesi" durumuna düşer ve etik özne, kendisini Başkası'nın yerine koyarak "başkasının rehini" konumuna gelir..
Ben...
Simone Weil, "Şeylerin karşısında bulunmak zihni özgürleştirir; insanların karşısında olmak ise zihni küçültür” derken; kendini kendisinin nesnesi edebilenlerle ve kendinden başka herkesi nesne edenlerin farkını da ayrımlamış olur. Kendi dahil her şeyi yazısına ve yapıtına nesne edebilmekle, varlığını ve yapıtını başkalarına karşı var etme kaygısı gütmek bambaşka şeyler çünkü. Kendi oluşuyla meşgul olmayı öğrenemeyenler, bireyselliğini inşa etmiş ve kendi varlığı kendine yeten insanlara katlanamazlar bu yüzden. Ben'in bilgisine yaklaşanlardan uzaklaşır; varlıklarına tehdit olarak görürler. Çünkü kendilerinde olmayanı hatırlatırlar. Oysa "ben"i bilen varlık, var olmayı da bilir var etmeyi de.. Var olmak kastıyla yok etmek, en kötü varoluş biçimi. Var mıyız ki yok edelim?
Sayfa 93·Kitabı okuyor