h̷i̷ç̷ ོ

h̷i̷ç̷ ོ
。゚゚・。・゚゚。 ゚。ɑⵢ̧ƙı  ゚・。・ bulamazsan eğer ömrün yarısı dağınık ve perişan diğer yarısı ah ile pişman geçer!
Bu parçalar bilinçaltımızda yeterli miktarda bir araya geldiği zaman, bize veya aile üyelerimize ne olmuş olabileceğini daha derinden anlayabileceğimiz bir hikaye oluşturmaya başlarız. Tüm hayatımız boyunca bizi rahatsız eden anıları, duyguları ve hisleri anlamlandırmaya başlarız. Bir kez bunların kaynağını geçmişte, kendi travmamız veya bir aile travmasında bulduğumuzda, sanki şimdiki zamana aitmiş gibi bunları yaşamayı bırakabiliriz. Her korku, endişe veya tekrarlayan düşünce ailede yaşanmış bir travmatik olayla açıklanamayabilir ancak belirli deneyimler çekirdek dilimizin anlamını çözdüğümüz zaman daha ayrıntılı olarak anlaşılabilir..
Bilinçaltının Gücü
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Çekirdek dilimizin duygu yüklü sözleri hem kendi bedenimizde hem de aile sistemimizin "bedeninde" yer alan açık olmayan anılardır. Bunlar tıpkı bilinçaltımızda kazılıp ortaya çıkarılmayı bekleyen değerli madenler gibidir. Eğer bunları doğru rehberlikle görmeyi başaramazsak mücadelelerimizin ardındaki sırrı çözmemize yardımcı olabilecek önemli ipuçlarını kaçırabiliriz. Bir kez kazıp çıkardığımızda, travmayı iyileştirmek üzere önemli bir adım atmış oluruz. Çekirdek dil "açıklanmamış" anılarımızı "açıklamamıza" yardım eder ve birleştirilememiş hatta hatırlanmayan olayları ve deneyimleri bir araya getirmemizi sağlar..
Bilinçaltının Gücü
Bilinçaltımızda yer alan dile getirilmemiş olan deneyimlerin hepsi içimizdedir. Bunlar değişik şekillerde dilimizde belirebilir. Kronik hastalık belirtilerimizde ve açıklanamaz davranışlarımızda kendini gösterir. Günlük yaşamlarımızda karşılaştığımız tekrar eden mücadelelerimizde yeniden yüzeye çıkar. Bu dile getirilmemiş deneyimler duyulmak için kapılarımızı kırar, çekirdek dil ise duyduğumuzdur..
Bilinçaltının Gücü
Dil olmadan, deneyimlerimiz genellikle 'açıklanamaz' olur ve daha çok anı parçaları, bedensel hisler, görüntüler ve duygular olarak depolanır. Dil, deneyimlerimizi hikaye biçiminde toparlayıp tutmamızı sağlar. Bir defa hikayeleştirdiğimizde, deneyimi ona bağlı olan kargaşayı yeniden yaşamadan tekrar değerlendirebiliriz." Bunaldığımızda başvurduğumuz ilk şeylerden biri dildir ve asla kaybolmaz. Bilinçaltımızın derinliklerinde incelenir ve hiç ummadığımız anda. yok sayılmayı reddederek yüzeye çıkabilir. Psikolog Annie Rogers'ın söylediği gibi, "Bilinçaltı duyulmak için ısrar eder, tekrarlar ve bir bakıma kapıyı kırar. Onu duymanın ve odaya davet etmenin tek yolu, ona bir şeyler dayatmayı bırakmak ve bunun yerine her yerde, sözde, ifade biçimlerinde, rüyalarda ve bedende, söylenememiş olanı dinlemektir.."
Bilinçaltının Gücü
Bilinçaltımızın geniş depo alanı yalnızca travmatik anıları değil, aynı zamanda atalarımızın çözümlenmemiş travmatik deneyimlerini de içinde tutar. Bu ortak bilinçaltında, atalarımızdan birinin anısının kalıntılarını yeniden yaşarız ve kendimizinmiş gibi ifade ederiz..
Bilinçaltının Gücü