körlerin içinde yaşadığı karanlığın sonuçta sadece ışığın yokluğu anlamına geldiğini, körlük dediğimiz şeyin, varlıkların ve nesnelerin görünüşünü örtmekle sınırlı kalıp, onları bu kara perdenin ardında el değmemiş halde bırakan bir şey olduğunu da düşünmüştü zaman zaman. Şimdiyse, aksine, öylesine aydınlık, öylesine kesintisiz bir beyazlığın içine gömülmüştü ki, bu beyazlık sadece renkleri değil. nesneleri ve varlıkları da emmekle yetinmiyor, yutuyor, onları iki misli görünmez hale getiriyordu.
Yalnızca tiyatrodaki ağlayıp sızlanmalarla tragedyalarda ve komedyalarda değil, İnsan Yaşamının tragedya ve komedyasında ve daha binlerce şeyde de hazla acı birbirine karışmış bulunur.
Evrende birçok sonsuzla yeter sayıda sonulu vardır ve yılları, Mevsimleri, ayları düzenine sokan önemli bir neden bunları yönetir. İşte bu neden, pek haklı olarak, bilgelik ve zeka adını almaya uygundur.