İnsanın insandan vazgeçemediği nasıl da doğruydu, onun da şu talihsiz insanlar kadar çaresiz olduğu ve yanlarından ayrılırken içini titreten o acıma duygusunu kendisinin de hak ettiği bir gerçekti.
Fare olayında iyice çenesi düşük davranan basın artık tek söz etmez olmuştu. Çünkü fareler sokakta, insanlar evlerinde ölür. Ve gazeteler yalnızca sokakla ilgilenir.
Üzerinde evlerimizin dikildiği toprak, şimdiye kadar derinlerinde için için kaynayan çıban ve kanlı irinlerin artık yüzeye çıkmasına göz yumuyordu adeta.