Yeni yıl, yeni yaş, yeni eşyalar, yeni...
Hep yeni şeyler kutlanılıyor, o yeninin ne getirecegini bilmeden. Yeniye merhaba eskiye buruşuk bir yüz. Biz yeniye koşarken eskinin bir urgan ile bağlı, peşisıra bizi takip ettigini ancak yorulup arkaya bakınca farkediyoruz. Arkada bıraktığımız hoşumuza gitmiyor, dağınıklık, kırıklar, hos olmayan seyleri görüp tekrar kaçıyoruz. Sorarım bu kaçış nereye? Nereye kadar? Kendimizden kaçtığımızın farkındamıyız?
(...)