Terapistlerin ısrarcı etkisiyle, hastalar, aslında uydurulmuş olayların gerçekten olduğuna inanabiliyor, kendilerini ailelerinden koparabiliyor, hatta (ABD’de) tacizci olduklarını zannettikleri kişilerden -ki bu kişiler genellikle babalar oluyordu-, davacı olabiliyorlardı.
Eğer bize; haziranın o karışık gününde, Tebriz Çarşısının dolambaçlı yollarının az ötesinde, omuzlarında Lebel silahları ve bir tek Bange topu ile, Iran'a çalınmış olan özgürlüğünü geri vereceğimiz söylenseydi, kim inanırdı?
Ama öyle oldu. Ne varki, idealist olanımız bunu hayatı ile ödedi.