Her insan birtakım kesin bağımlılıklar içinde yaşar; gelişimi belirli bir çerçeve içinde gerçekleşir, vereceği kararları bu çerçeve içine yerleştirmek zorundadır.
Günümüz uygarlığında insanlar çoğunlukla toplum yaşamına iyi hazırlanamamaktadır. Bizler fazlasıyla kişisel başarıya eğilim gösterecek gibi yetiştiriliriz, yaşama ne verebileceğimizi değil yaşamdan ne çıkar sağlayabileceğimizi düşünmeye alışmışızdır.
Paranoyalılar tüm dünyaya suçlamalar yöneltir; bütün insanların birleşip kendilerine karşı cephe aldıklarına inanır. Melankolikler ise kendi kendilerini suçlarlar. Bir melankolik şöyle der örneğin: "Bütün ailemi mahvettim" ya da şöyle söyler: "Bütün servetimi çar çur ettim, çocuklarım açlıktan ölecek." Ancak, bir kimsenin kendi kendini suçlaması işin yalnızca dış yüzüdür; gerçekte suçladığı kimse başkalarıdır.