Kemalce

Kemalce
@Filozof47
𝗦𝗲𝗻𝘀𝘂𝘂𝗺 𝘁𝘂𝗼𝗿𝘂𝗺 𝗵𝗼𝗻𝗼𝗿𝗲𝗺 𝘀𝘂𝗽𝗲𝗿𝗮𝗿𝗲 𝗱𝗲𝗯𝗲𝘀. Kendine olan saygın duygularından daha güçlü olmak zorunda..
Yaşamak ile sorgulamak arasında bir seçim yapmam gerekirse her defasında yaşamayı seçerim. Açıklama illetinden itinayla sakınırım. Bunu sana da tavsiye ederim. Bir şeyleri açıklama dürtüsü, modern düşüncenin salgın hastalığıdır. Bu virüsü en çok da çağımızın terapistleri taşır: Görüştüğüm her terapistte bu bağımlılık yapan, bulaşıcı hastalık vardı. Açıklama, bir yanılsamadır; bir serap, bir kurgu, teskin eden bir ninnidir. Açıklama, herhangi bir varoluşa sahip değildir. Hatta gerçek adını da söyleyelim: Ödleklerin, varoluşun rizikosunun, fütursuzluğunun ve değişkenliğinin yarattığı, o insanın betini benzini attıran korkuya karşı geliştirdikleri bir savunmadır.
Sayfa 17·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Demek yalnız değildim. Paul sözlerine şöyle devam ediyordu: "Haliyle, yalnızlığımla barışmak zorundayım. Biliyorum, başkalarının da benim gibi kelimelere tutkun olduğunu varsayarak hata ediyorum. Bu tutkumu onlara zorla aşılamaya çalıştığımın da farkındayım. Yaklaştığım her canlının benden nasıl kaçtığını tahmin edebilirsin. Bu, kulağa önemli geliyor, diye düşündüm. Yallnızlığımla barışmak estetik bir dokunuş olmuş, duruma şiirsel bir boyut kazandırmıştı ama muhtemelen karşımda epey yalnız bir ihtiyar vardı.
Kelimelere aşık olduğunuzu görüyorum Bay Andrews. Onlarla dans etmeyi seviyorsunuz. Oysa kelimeler yalnızca not düşmeye yarar. Melodiyi oluşturan, fikirlerdir. Yaşamımızın çatısını da fikirler oluşturur.
Sayfa 11·Kitabı okudu
Şaşkınlık içerisindeydim. Paul seksen dört yaşındaydı. Tezini yirmili yaşların ortalarında yazmaya başladığını düşünürsek, altmış yıldır bu durum devam ediyordu. Okulu yıllarca bitiremeyen profesyonel öğrenci kavramına yabancı değildim ama altmış yıl da biraz fazla değil miydi? Hayatı altmış yıl boyunca askıda mı kalmıştı? Öyle olmadığını umuyordum. Böyle bir şey mümkün olamazdı.
Sayfa 9·Kitabı okudu
Hepimizinki günübirlik hayatlar; hatırlayanın, hatırlanandan farkı yok. Hepsi geçici. Hem anılar hem de onların nesnesi. Her şeyi unutmuş olacağın günler kapıda, her şeyin seni unutacağı günler yakın. Bil ki çok geçmeden hiç kimse ve hiçbir yerde olacaksın. Marcus Aurelius, Düşünceler