"Şu kadarı doğrudur: En bencil şey, özgür bir aklın kendininkinden yüksek bir otorite, kendi gerçeklik yargılarından daha yüksek bir değer tanımamasıdır. Sizden entelektüel tutar- lılığınızı, mantığınızı, doğruluk standardınızı feda etmeniz, en büyük iyiliği en çok sayıda kişinin yararlanması sayan bir fahişe haline gelmeniz isteniyor.
"Eğer bu düzen içinde yolunuzu ararken, 'İyi nedir?' sorusuna cevap bulmaya çalışırsanız tek bulabileceğiniz cevap, başkalarının iyiliği olacaktır. İyi, başkaları ne istiyorsa odur, siz onların ne istediğini sanıyorsanız odur ya da onların ne istemesi gerektiğini sanıyorsanız odur. Başkalarının iyiliği sihirli bir formüldür, her şeyi altına çevirir. Herhangi bir eylem için dezenfektan olarak kullanılabilir, hatta bir kıtayı katletmek için bile bundan ya- rarlanılabilir. Sizin değer standardınız, bir amaç değildir, bir eylem değildir, bir ilke değildir, yalnızca bir niyettir. Hiçbir kanıta, mantığa, başarıya ihtiyacınız yoktur, aslında başkalarının iyiliğini sağlamak zorunda bile değilsiniz. Yalnızca niyetinizin kendi iyiliğiniz değil, başkalarının iyiliği olduğunu bilmeniz yeter, iyinin tek tanımı olarak olumsuzu kullanabilirsiniz. İyi
demek, benim için iyi olmayan şey demektir.