"11. Biri, herkesin elinde bulunan, Suçtan men etme ve benzer Saldırıyı önlemek için Suçu Cezalandırma biçimindeki cezalandırma hakkından ve diğeri, sadece zarara uğrayan tarafa ait olan zararının tazmin ettirme hakkından oluşan iki Belirgin Haktan şu doğar: Yönetici olması dolayısıyla ellerine ortak cezalandırma hakkı verilen Yönetici, kamu yararının Yasanın uygulanmaması gerektirdiği durumlarda çoğu kez Ceza gerektiren Saldırıların Cezalandırılmasını kendi Otoritesini kullanarak affedebilir; ancak özel bir İnsanın uğradığı zararın tazmin edilmesini affedemez. Çünkü zarara uğrayan İnsan zararın karşılanmasını kendi adına isteme hakkına sahiptir ve yalnızca zarara uğrayan, zararın tazminini affedebilir: Tıpkı her İnsanın sahip olduğu Tüm İnsanoğlunu Koruma Hakkıyla, yeniden işlenmesini önlemek için Suçu cezalandırma ve bu amaca ulaşmak için akla uygun gelebilecek yapabileceği her şeyi yapma İktidarına sahip olduğu gibi, zarara uğramış bu kişi de, Kendini Koruma Hakkıyla, saldırganın Mal ve Hizmetlerini kendisine edinme İktidarına sahiptir. Bunun sonucu olarak da, Doğa Durumundaki her İnsan, hem herkeste bulunan cezalandırma Örneği yoluyla başkalarını telafisi mümkün olmayan benzer bir zararı vermekten caydırmak için, hem de İnsanları, Tanrı'nın İnsanoğluna verdiği Akıl ile ortak Kural ve Ölçüyü reddetmiş, birine karşı haksız yere Şiddet uygulayarak ve Kan Dökerek tüm İnsanoğluna karşı Savaş açmış ve bu nedenle İnsanın birlikte toplum da kuramayacağı, güvende de olamayacağı Vahşî Hayvanlardan biri olan bir Aslan ya da bir Kaplan gibi yok edilebilecek bir Suçlunun kalkışmalarına karşı korumak için bir Kâtili öldürme iktidarına sahiptir: Nitekim 'Her kim İnsan Kanı dökerse onun Kanı da, İnsan tarafından dökülücektir.'* biçimindeki büyük Doğa Yasası da buna dayanır.