Onu olduğundan daha muhtaç gösteren aralık kalmış ağzına bakıyorum. Bir ağızdan çok, yüzünde açılmış bir yarık. Öpmek için değil hiç. Bir düğme iliğine benziyor daha çok.
Kapıyı pencereyi dışarının çirkinliğine istediğim kadar sıkı sıkı kapatayım, dışarıda fokur fokur kaynayan cinnet açık unuttuğum bir aralık bulup içeri süzülüyor, beni ağılı bir duman gibi sinsi sinsi zehirliyordu.