Dünyayı geçici,cenneti ebedi kabul eden için bu dünyada endişeye mahal yoktur. Sabredemeyen ve hayatı nasıl planladıysa öyle yaşayacağını zanneden içinse bitmez tükenmez çileler vardır.
Nureddin Yıldız
Şerâfeddin Kalay hocam dediler ki ; "şimdi fakültelerde filanca sahabelerin çatışmaları diye tez yazılıyor. Halbuki Said bin Zeyd incelenmeli. Ömrü boyunca İslam geldikten sonra haram olan şeylere tenezzül etmemiş,fıtrat üzerine yaşamıştı.Nebî Sallallahu aleyhi vessellem e yetişemetip yolda vefat etmişti." Rûm Sûresi'nde değinilen fıtratallah ve dini kayyimeye örnekti. Sarsıcı bir hatırlatma duydu kulaklarımız ve dahi kalplerimiz...
Garip bir hal var insanların üstünde.
Sanki yeni gelmiş ve az sonra gidecek gibi tedirgin.
Fakat biraz sonra bakıyorsun ki kazık çakmışcasına dört elle sarılıyor ana ve mekana. Garip bir hal var üzerimizde, sanki uykudan yeni kalkmışız ezanla.
Sendeliyoruz hafifçe, abdest almaya giden o koridorda.
Sokaklar bir garip karanlık ve tümsek olmuş.
Bu okunan sabah ezanı mı yoksa rüyada mıyım? Namaz uykudan hayırlıdır dedi müezzin ama sanki ikindi vakti yorgunluğu var dünyada.
Anlar ve ve yerler karışmış bir bozuk düzen akmakta...
Kendi fasit dairesi içine yığılmış bilinciyle kaditleşmiş(kadid: bir deri bir kemik kalmak,çok zayıf olmak) toplumların geleceği de geçmişi gibidir. Bir oluş hâlinde olan zamanın farkında olmayan insan ve toplumlar ya geçmişin nostalji hastalığı içinde ya geleceğin şaşalı hayalleri içinde yaşar.
Bazen merak ediyorum.. Annem bu kadar heyecanlı coşkulu olmasa duygularımı bu denli coşkulu ifade eder miydim? Babam bu kadar sakin bir insan olmasa içimde kasırga koparken durgun bir deniz gibi kalabilir miydim? Annem bu kadar şefkatli ve empati sahibi bir kadın olmasaydı, herkesle inceden inceye ilgilenebilir sürekli çözüm arayan biri olabilir miydim? Babam elinde şiir kitabıyla gelip al bakalım oku bize demese şiire gönül bağlayabilir miydim? Annem borçla kıyafet almak yerine borçla kitaplar alıp elimize vermeseydi, kitaplara sığınan onlarla sevinen biri olabilir miydim? Annem bu kadar dakik programlı ,babamsa bir o kadar oluruna bırakan biri olmasaydı dakiklik ve rahatlık arasındaki o deli sınırda gezebilir miydim?Hayat bir bilmece gibi,zamanın ezici çarkları arasında öğütülmemek isteyen gözlerini öteye ötenin ötesine dikmek zorunda.