Firdevs Şeyma Öztürk

Su Üstüne Yazı Yazı Yazmak
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
163 günde okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2026 01:32
Bir İnce-leme Bu kitabı 23 Temmuz 2025’te okumaya başladım. 2 Ocak 2026’da bitirdim. Yaklaşık altı ay süren bir okuma. Bu süre, kitabı bilinçli olarak yavaş okumaktan çok, metnin kendi ritmine uymakla ilgiliydi. Su Üstünde Yazı Yazma, hızlanmaya izin vermeyen kitaplardan. Bazen haftalarca kapalı kaldı, bazen birkaç sayfa okuyup bırakmak gerekti. İlginç olan, bu duraklamaların kitabın anlattıklarıyla örtüşmesiydi. Metin, yazıdan söz ediyor gibi görünse de aslında durma, bekleme, umma ve insanın kendi iç derinliğiyle kurduğu ilişkiye dair bir alan açıyor. Okuduğum süreçte yaşadığım duraksamalar, zihinsel ve manevi sorgulamalarla kitabın ritmi arasında zaman zaman şaşırtıcı bir paralellik oluştu. Kitabı bıraktığım anlarda metin de bir bekleyişten, bir gecikmeden ya da bir uzaklıktan söz ediyordu. Sanki kitabın ritmiyle benim ritmim aynı yerden yavaşlıyordu. Dil akıcı; hatta yer yer merak uyandırıcı. Buna rağmen kitap “sürükleyici” olmayı hedeflemiyor. Hayat gibi ilerliyor: Bazen açılıyor, bazen daralıyor. Okurdan sürekli ilerlemesini değil, yerinde kalabilmesini istiyor. Bazı bölümlerin anlamı, ancak zaman geçtikten sonra belirginleşiyor. Kitabın alt damarlarında, sadakat, tevekkül ve teslimiyet meselesi tekrar tekrar hissediliyor. Bu konular, tek seferlik bir nasihat olarak değil; insanın hayatı boyunca karşısına çıkan, her defasında yeniden sınayan bir imtihan olarak ele alınıyor. Sadakatin farklı yerlerden sarsılsa bile, Allah’a ve Peygamber’e olan bağlılığın dağılmadığı sürece yolun bütünüyle kopmadığı fikri metnin sessiz ama güçlü hatırlatmalarından biri. Tevekkülün, bir anda ulaşılan bir hâl değil; kalpte yerleşene kadar yoklukla sınanan, zaman isteyen bir teslimiyet olduğu vurgusu, kitabın genel tavrıyla örtüşüyor. Ve bu yokluğun ardından, yavaş yavaş bir
1000Kitap
Su Üstüne Yazı YazmakMuhyiddin Şekur · Sufi Kitap · 20213,806 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Mekanı Tefekkürle Tebdil Etmek
6/10
·100 syf.··
Beğendi
·
2024 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2024 17:52
. Kitapta kurmaca unsuru zaman zaman görülüyor. Şair ve yazar Ahmet Murat, Süleymaniye dendiğinde akla gelebilecek her bir alanını bize adeta kelimelerle resmediyor. Mihrabı ,minaresi ,avlusu,pencereleri...Tasvir deniyor buna da diyebilirsiniz ama kitabı biri okusa ve siz de gözleriniz kapalı dinleseniz Süleymaniye'yi görmüş gibi olursunuz. Salt mimari incelemesi olmadığı aşikâr.Yazar Süleymaniye'nin yapılışının nasıl başladığını hayal ediyor ve bu hayali paylaşıyor okurla. Hatta bir söyleşi de bundan bahsetmişti, bunun tamamen onun Süleymaniye'ye olan sevgisinden , hep onu düşündüğünden dolayı yazdığını anlatmıştı. Giriş yazısı söyle sonlanıyor : " Bu kitap camilerde duyulmuş bir sevincin eseri olsun,bir cami neşesiyle donanmış bulunsun isterim. Camilerin içinde geçen dakikalarımın şu fani dünyanın yabancılığını seyrelten en kıymetli anlarımın önemli bir kısmını oluşturduğunu, bu satırları yazdıkça daha iyi görüyorum. Bir cami yaptıracak param yoktu, ben de bu kitabı yazdım." Üslup ve teknik kısımlara gelmek gerekirse :dili kolay ve anlaşılır diyebiliriz.Bazı ıstılahi ve edebi kelimeler kullanılmış, sözlük gerektirebilir. Kitap mekanları ruh sahibi müşahhas kişiler olarak görmeye sebep oluyor. Modern çağda hiçbir yere sığmayan insanın aslında sığmadığının kendi içindeki yer olduğunu hissettiriyor. Yerler ve mekanlar ayrımı yapılıyor kitapta.Mekan her yere denir ama yer ruhu ve sınırı olana denir diyor yazar.
Şehir ve İnsan
Taşı TaşırmakAhmet Murat · Ketebe Yayınları · 2023468 okunma
Sen Derviş Olamazsın
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2024 11. kitabı
·
47 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2024 13:15
"Ruhu onaran sohbetler" başlığı altında okuru ile buluşan "Sen Derviş Olamazsın"dan her bir başlık okuduğunuzda fark edeceksiniz ki hakikaten de ruhu onarmaya namzet bazı yazılardan oluşuyor. Bunu yaparken yani ruhu onaran sohbetleri bizlere ulaştırırken bazı tekrarlarla karşılaşacağız. Fakat bu tekrarlar okuyucuyu yıpratan ya da yoran tekrarlar değil konunun pekişmesine dair yapılan bazı ibaret. Kitap içerisinde bulunan yazıların hepsi birbirinden farklı yazılar ve farklı konular gibi görünse de aslında temel bazı kavramlar etrafında dönen çerçeve yazılardan oluşmakta. Ne gibi bu kavramlar?İman , teslimiyet,kader inancı, imtihan bilinci, güzellik gibi temel bazı konular etrafında dönüp durduğunu görmekteyiz. Kitabın üslubuna geldiğimizde ise akıcı ve anlaşılır bir dili olduğunu fark ediyoruz. Bu tarz bir eserde kendimizi mecbur hissedebiliriz değişime ya da söylemler buna itebilir . Fakat kitapta böyle mücbir ve değişim teklifi ile karşılaşmıyoruz. Daha çok tatlı bir davet usulüyle meseleleri bize açıkladığını görüyoruz. Beklenti konusu da önemli bir yerde duruyor. Ben büyük beklentilerle okumadım, böyle okuyanlar bazen hayal kırıklığına uğrayabilirler. Okurken, biraz mizaçla alakalı bir şeydir bu ,ders almaya ödevler çıkarmaya yatkın bir insan olduğum için kitapları da bu şekilde okurum. Bu yönden benim için çok özel , güzel ve büyük derslerin bulunduğu bir kitaptı. Yine de bu kadar büyük laflar ettikten sonra altında kalabiliriz aslında.. Bir diğer mesele de kitabı okumadan önceki ve okuduktan sonraki bakış açımız. Eğer ki gazete gibi ya da sosyal medyada sayfayı kaydırır gibi okumadıysanız, eğer düşünerek tahlil ederek okuduysanız iç dünyanızda büyük değişimlere sebep olacağını bilmeniz gerekir. Bu değişim şöyle değildir: "kitabı okudum İlk kapağını
1000k
Sen Derviş OlamazsınMecit Ömür Öztürk · Timaş Yayınları · 0917 okunma
okumak için
Ne kadar istesem de bitiremediğim fakat bir hevesle aldığım Fahrenheit 451... Denilebilir ki insan bitirmediği kitabın incelemesini nasıl yazar? Kısa ve özce kitaptan bahsetmeyi ona harcadığım vakte değmesi için yazmayı kendime borç biliyorum. Tabi yanlış anlaşılmamalı söylediklerim, kitap hakkında çok olumsuz yorum yapmak için almadım elime klavyeyi. Klasik olmuş ve filme çekilmiş eserlerden biri kitabımız. Sanırım hatam kitabı okumadan filmini izlemekti. Sonrasında zaman zaman kitabı elime aldım okudum, yarılara kadar geldim bıraktım. Sonra tekrar elime alıp baştan okudum.. Sıkıcı bir döngü haline geldi Fahrenheit 451 bende. Ve en son devam edemeyeceğime karar verdim. Bu şahsi deneyimden sonra asıl meseleye gelmem gerekirse: yangınların söndürüldüğü değil başlatıldığı bir dünyada geçiyor hikaye. İtfaiye mesleği özellikle de kitapları yakıp kül etmek üzere kurulmuş bir birlik. Buraya kadar herşey güzel. Aslında kötü ama kurgu olarak güzel. Çok fazla mesaj ,anlamlı ifade dolu roman. Kitapla ilgili yaptığım asıl hata ise artık metavers, paralel evren, Tesla, Mars görevleri,çip, algı yönetimi vb birçok şeyin normalimiz olduğu zamanda okumaya çalışmak. Yani 2010 civarı okusam bayılarak bir solukta bitirirdim kuvvetle ihtimal. Başkahraman "Montag"ı , yakarken bir yandan gizlice topladığı kitapları düşünmeye dalmış halde buluyoruz bazen. Ne zamandan beri kitaplar yakılıyordu, ne zamandan beri kitaplar zehirli ve yasaktı? Peki bu inceleme kimlere hitap ediyor,? Tabiki herkes okuyabilir ama özellikle ;bu alanda hiç okuma yapmamış gençlere, ya da bu meselelere az buçuk ilgisi olabilecek ama yaşadığı dünya nereye geldi pek haberi olmayan 40 yaş üstü okurlara.. Kimbilir kitabı belki bir gün bitiririm.. Vesselam.
1000Kitap
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,3bin okunma
Derde Dert Katan Kitap
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2022 33. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2022 18:09
Bismillah.. Hacimce küçük fakat anlatmak istediği derdi, dağların kaldırmayacağı cinsten desek abartmış olmayız. Başlık başlık ümmeti ve ferdleri ameliyat etmiş merhum şehit müellifimiz. Bir nasihat,hatırlatma,uyarma,moral katma vb bir çok misyonu olduğunu hissederek okuduğum kitabım 80 sayfadan müteşekkil. Sadece ululemre itaat, âlimlere düşen görevler konuları daha ayrıntılandırılmaya muhtaç bizim açımızdan. Dedim ya bizim açımızdan,yani ilmi anlayışı daha üst olan kimseler için öz ve kapsayıcıdır. Eser 2 bölümden oluşuyor. 1.Bölüm ; Bir Müslümanın Bilmek Zorunda Olduğu Şeyler. Bu kısımda müslümanlara şeriatın ne olduğu ,beşeri hukuk ve şeriatın farkları ,şeriat ve İslam'a bakışının ne olduğu ve kıymeti anlatılıyor. 2.Bölüm; Müslümanlar Şeriatlarını Ne Kadar Biliyor. Bu bölüm altında yine farklı da olabilecek bir sınıflandırma üzerinden ümmeti özetliyor. Diyor ki İslam Ummetinde 3 sınıf vardır. 1.Kültürsüz Olan Grup 2.Avrupa Kültürü Almış Olan Grup 3.İslam Kültürü ile Yetişmiş Olan Grup... Ve kitap müslüman fertlere,idarecilere,âlimlere son sesleniş ile nihayete eriyor.
1000Kitap
Ümmetin Bilgisizliği ve Alimlerin Acizliği Arasında İslamAbdulkâdir Ûdeh · Özgün Yayıncılık · 199549 okunma