İlk okumaya başladığınızda hayvanların özgürlük için ettikleri mücadeleyi anlatan bir çocuk hikayesi vibeı verse de aslında iktidarın nasıl yozlaşabileceğini ve eşitlik vaatlerinin zamanla nasıl baskıya dönüşebileceğini gösteren, politik eleştiri içeren bir kitaptı. Hayvanlar adalet ve özgürlük için birleşiyorlar ama süreç ilerledikçe devrimin amaçları unutuluyor ve yeni bir baskı düzeni oluşuyor, her şeyin yerini güç hırsı ve yönetici sınıfların ayrıcalık arzuları alıyor. Snowball ve Napoleon karakterleri zıt iki lider anlayışını temsil ediyor Snowball yenilikçi, eğitim ve gelişime önem veren çiftliği ilerletmeye çalışan bir figür olarak öne çıkarken Napoleon ise güç arzusuyla yanıp tutuşan, korku ve manipülasyonla yönetmeyi tercih eden otoriter bir liderdir. Sonunda Napoleon'un kazanması toplumlarda çoğu zaman bilgi ve idealizmin yerine propaganda ve gücün öne çıktığının kanıtıdır. Kitapta her hayvan toplumdaki farklı kesimleri temsil ediyor, örneğin Boxer adındaki sadık bir at, emekliliğinin ona getireceği huzurlu hayatın hayallerini kurduğu son günlerde bile canla başla çalışırken bitkin düşüp bayılıyor ve yönetici tarafından bir at kasabına veriliyor. Napoleon, Squealer ile haber gönderip onun bir veteriner arabası olduğunu ama at kasabından yeni satın alındığının haberini gönderiyor ve tüm çiftlik buna inanıyor. Boxer burda sorgulamadan çalışan sürekli fedakarlık yapan, emeklerine rağmen sömrülen insanları simgeliyor. Koyunların hep bir ağızdan öğretilen şarkıları sürekli önemli tartışmalarda bile araya girip söylemeleri toplum manipülasyonununu temsil ediyor.
Kitabın bence en etkileyici yönü baskının her zaman açık zorbalıkla değil, umut, vaat ve yavaş değişimlerle de kurulabileceğini göstermesidir. İnsanların gücü ve otoriteyi sorgulaması gerektiğini