Dünyadaki bütün orduların gençleri henüz okul çağındayken alması rastlantı değildi. Savaşı oyun sanan bu gençlere sadece tek bir kişi hükmediyordu; onun nazarında da savaşan ve/veya ölen binlerce kişi, herhangi bir kağıt parçası üzerinde mavi ya da kırmızı oktan başka bir şey ifade etmiyordu. Bu kişi bir bölüğü ya da alayı feda etmeye karar verdiği zaman, kopan bacakları, karından fırlayan barsakları ya da yarılan kafataslarını aklına bile getirmiyordu.
Hayatımızın, bak kardeşim, sadece bir anlamı var: Çocuk yapmak ve onları yetiştirmek. Sonra onlar sorunlarla boğuşurlar ve becerebilirlerse de sorunlarına cevap bulurlar. Dünyayı kendi içinde bir arada tutan bu. Sadece böyle bir kuram işte.