İşgal altındaki İstanbul’da herkesin kendi korkusuyla, umuduyla baş başa kalışını anlatıyor. Milli mücadelenin pekte dikkat etmediğimiz kısmı insanların bireysel olarak verdikleri destek için ödedikleri bedeli çok güzel anlatan bir roman. Ne zaman Kemal Paşa lafı geçse tüylerim diken diken oldu.
Bir anlığına da olsa sizi yaşadığınız dünyadan alıp uzaklaştıran bittiğinde, Miyazaki animasyonu izlemişsiniz hissi yaratan bi hikayeydi.Hikayenin orijinal metninin bazı kısımlarının kayıp olması tatlı bir gizem katsada konudan kopmadan ilerlemeye devam ediyor. Severek okudum.
Rahatsız edici ama çok dürüst birinin kafasının içideyiz. Kitap sana bir hikâye anlatmaktan çok, seni bir adamın zihnine kilitliyor. Bu adam isimsiz, huysuz, kırgın ve fazlasıyla farkında. Dünyaya, insanlara ve en çok da kendine karşı acımasız. Söylediklerine bazen evet bu tam benim gibi derken, bazen de sus artık be adam diyorsun içinden. Metnin ilk kısmı neredeyse bir iç monolog. İkinci kısımda ise yeraltı adamının geçmişte yaşadığı küçük ama onur kırıcı olaylar var. Aslında büyük dramlar değil bunlar ama tam da bu yüzden can yakıyor. Hepimizin içinde ukde kalan, keşke şu olayda şöyle deseydim diye yıllar sonra bile hatırladığımız o anlar gibi. Eğer kendinle yüzleşmekten
kaçmıyorsan, bu kitap seni yakalıyor.
Kitabın en güçlü yanı yapay zekâyı bir tehdit ya da mucize olarak değil, insanı aynalayan bir varlık olarak sunması. Zayıf bulduğum yönü hikayenin geçtiği bir kısmı alternatif bir kısmı gerçek olan 1982 yılında yaşanan olayların atmosferine bizi sokma çabası. Açıkcası o kısımlar bende hikayeye verilen bir reklam arası hissiyatı yaşattı ve bir an önce geçmek istedim. Ama genel olarak akıcılığı beğendim. Benim Gibi Makineler, “Gelecekte robotlar ne yapacak?”tan çok
“İnsanlar şimdi ne yapıyor?” sorusunu soran bir romandı.
Belki sorun bendedir diye kitabın ortalarına gelene dek devam ettim, ama ne kendimi konuya dahil hissedebildim ne de okumaktan zevk alabildim. Ben bu kitabı maalesef beğenmedim.
Akrep KralWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202562 okunma