Hayatın asla ama asla mola vermediğini hatırladım. Hayatın içinde bir kara delik yok ki, bir koşu gidip nane şekeri alalım, ağzımızda emelim ve bütün bu neden-sonuç mantığından yakayı kurtaralım. Hiçbir şey gerçekten bitmeden bitmiyordu. Bittiğinde de tam bitiyordu.