Öncelikle kitabı okuyup okumak konusunda kararsızsanız alın ve okuyun. Toplumdan kopmuş iki bireyin ailelerini, isimlerini, ülkelerini arkalarında bırakarak çıktığı yolculuğu anlatıyor kitap. Amaçları zihinlerini öldürmek, bu sürede de yaşadıkları her şeyi yazıyorlar. Çok fazla etik olmayan şeyler vardı kitapta ona rağmen okurken yazıların keskinliğiyle kendimi sorguladığım evrelerden defalarca geçtim. Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen kalemi çok kuvvetliydi. Yaşanan yanlış şeyleri açık bir şekilde anlatmasına rağmen sanatsal bir dille bambaşka bir şekilde sana sunuyor.
Kitap üç bölümden oluşuyor. İlk kısımda bir bölüm kinyasın bir bölüm kayranın ağzından okuyoruz. Bu kısımların yazım stili çok kafa karıştırıcı ve yavaştı bence ancak kitabın ruhunu sağlayan yer de oradaki cümlelerdi. Farklı bir maceraydı. Diğer bölümlerde kitap daha akıcı bir hal alıyor.
Uyuşturucu, cinayet, ta*iz, gasp, hırsızlık olayları kitabın neredeyse tamamını oluşturuyor bunlar beni okurken rahatsız etmedi çünkü karakterler düzgün bir psikolojide değildi ve kitabın olay örgüsü bunlar oluşturuyor zaten. Ama bir yerde ensest güzellemesi yapılmıştı resmen okurken tek midemi bulandıran yer orasıydı. Asıl sorun bunu yapan karakterin normal bir psikolojiyle yapmasıydı.
Genel olarak anlatım ağır ve yavaş betimlemeler üslup, yazım tarzı, kelime
tercihleri iyi.
-SPOİLER(AZ)-
Kayra Kinyası hayatında neredeyse Tanrı konumuna koymuşken Kinyas kendi yaptıkları için Kayrayı suçladı çok bencilceydi ve Kayra bunu hak etmiyordu. Kinyasın öyle bir hayatın içinde geçirdiği seneler sonrası, ütopik bir şekilde bir anda iyileşmeye başlaması asla bir mantığa uymuyor. İyileşmeye çalıştığı dönemde eski hayatının izlerini bir iki yer haricinde görmüyoruz bile. O hayatın içinden çıkıp iyileşebilmesinin tek