«24 temmuz 1922:
Ruslar, Kafirnihan suyunu geçtiler. Duşenbe, Ruslar eline geçti.>>
«25 temmuz. Satılmış kışlağı:
Pek sıkıntılı bir hava. Tuhaf bir sis. Güneş görünmüyor.
Düşmanda hareket yok. Henüz sabah. Hastalarımı geri gönderdim. Afgan Emirine, askerinin ve muavenetinin çekilmesinin iyi olmadığını ve Bolşeviklere emniyet caiz bulunmadığını bildirdim. Hiç olmazsa eczayı tıbbiye ve diğer malzemenin iadesini istedim. Bakalım ne olacak? Afganistan şimdi, Hacı Sami ve diğer arkadaşların da bu tarafa geçmelerine müsaade etmiyor.
Bu müsaadeyi de rica ettim.
İşte efendiciğim, şu son satırlarımı yazarak mektubumıu kapıyorum. İçine, buranın her gün sana yolladığını yabani çiçeklerinden maada, kaç gecedir altında yattığım karaağaçtan kopardığım ufak bir dalı da gönderiyorum.
( . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . ) Seni Huda'nın birliğine
yavrularımla beraber emanet ederim, ruhum efendiciğim . . .
Karaağaca, çakımla ismini yazdım . . . »
Enver'in
Arkadaşlar ülkemizin bu hali düzelir mi dersiniz? Bu kokuşmuş düzen yıkılır mı? Bu ayrılmış halk kenetlenebilir mi? Biz gençler olarak neler birşeyler yapamaz mıyız?
İşte tam bu tören sırasındadır ki doğuda, vadinin Dere-i Hakiyan kısmı ile Çegan tepesi istikametinden silah sesleri gelir. Bu bir baskındır ve tören yerindeki kalabalık, baskıncıların makineli tüfek ateşleri altında eriyebilir. İşte o anda Enver Paşa, hemen atına atlar. Dört beşi Osmanlı Türklerinden olmak üzere 25 kadar atlı, hemen onu takip ederler.
Tepede mevzilenmiş ve makineli tüfekleri bulunan bir düşman müfrezesine karşı aşağıdan, vadiden ve ancak atlar üstünde çekilmiş kılıçlarla, azlık bir nevi fedai süvari grubunun saldırıya geçişinin sonu bellidir. Ama Enver Paşa en öndedir. Atını yıldırım gibi sürer. Kılıcıyla havayı yararak koşar...
Çegan tepesinde ve Kulikov kumandasında ateş saçan mitralyözlerin üzerine, yalın kılıçla hücum eden bu 25 kadar süvarinin akıl almaz saldırısı, karşı tarafta, hatta şaşkınlık da yaratır. Bu kılıçların altında yaralananlar, teslim olanlar bile olur. Öndeki mitralyöz susturulmuştur bile. Ama ateş kesilmez ki. Daha arkadaki ikinci mitralyöz, ateşini, huzmesini en önde ilerleyenlerin Üzerinde yoğunlaştırır. Bunların en önünde de, Enver Paşa vardır. Böylece, çağdaş Mitralyöz, Ortaçağın ünlü silahı olan Kılıcı yener. Enver Paşa vurulur. Atından düşer...