" Hatta doğrusunu söylemek gerekirse, pek de önemli biri olmamaktan gurur duyuyorum. Entrikacı biri de değilim, bununla da gurur duyuyorum. Gizli saklı değil, hiçbir oyun çevirmeden, gayet açık bir biçimde hareket ederim ve kime, nasıl zarar, hem de büyük bir zarar vereceğimi bilmeme rağmen Krestyan İvanoviç, elimi böyle işlerle kirletmem. Bu anlamda ellerim gayet temizdir."
"Bir ruhum var mı yok mu bilmiyorum, ama varsa bile o bana aittir. Onu bir başkasına teslim etsem bile etim ve kemiğim hâlâ kendi bedenimde. Birine delicesine âşık olabilirim, her şeyimi, hatta aklımı bile teslim edebilir ve ona tamamen güvenebilirim. Ama bu bir efendi-çırak ilişkisine dönüşürse, tutkusunu kaybeder. Bu patriyarkanın en büyük zayıflığıdır. Sahip olmakla efendi olmayı birbirine karıştırırlar. Oysa büyük bir tutkuyla bedenini ve ruhunu teslim etmek bir bağlılık göstergesi değil, sadakatin bir işaretidir.
Evet Grey, bedenlerimizin tek bir kez bile buluşması, var olmayan ruhumu beslemeye yeterdi. Ama senin güçlü bir mantığa dayandığını sandığın bu tür bir köleleştirme, ömrüm boyunca etrafıma ördüğüm bu aşılmaz duvarların tek bir tuğlasını bile yerinden oynatamaz."