Aristoteles klasik tanımında nefret ile öfkeyi şu şekilde ayırt etmiştir: “Normalde olarak kızgınlık sadece belirli bir kişiye yöneltilir, oysa nefret bütün bir insan sınıfına karşı olabilir”...
Söyleme düştü sözüm yine, Dudakların kıyısında bekleyen, dile gelmeyen, ama tüm anlamı kaydıran sapma ile...İşte olmayanın olumlanışı burada: dile gelmeyenin, yok sayılmayan, aksine duyulanın bir güç haline gelmesiyle.
Nefret duygusu sıradan insanı harekete geçirmeye, o fantaziyi gerçek kılmaya yarar; bunu da özellikle sıradan olanı kriz içinde, sıradan insanı ise gerçek mağdur olarak göstermekle yapar.