Göçebe Bellek

Göçebe Bellek
@Fluxus
Goodbye to Language Jazz guitar/ Classical guitar, Piano
Friedrich Nietzsche'nin ismini ya da isimlerini düşünemezsiniz, onları işitemezsiniz. Sınırları güneş ışığına gark olan bu ayrım altında, ol­gunlaşan öğle vaktinde, bu gölgesiz armağana verilen "evet, evet" düşüncesini işitene kadar, onun yaşamına ilişkin hiçbir şeyi, yaşa­mına ve eserlerine ilişkin hiçbir şeyi anlamayacaksınız: Güneşin taşan kadehi. Zerdüşt'ün uvertürünü yeniden dinleyin.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Zerdüşt'ün bütün "gün ortaları" ile uyumlu gölgesiz bir an­dır bu. Aynı anda insanın hem geleceği hem de geçmişi düşün­düğü bir yıldönünıü gibi geri dönerek bir olumlama anı olarak gelir. Bütün olumsuzlukların gölgesi yok olur: "Geriye baktım, ileriye baktım, hiç bu denli çok, bu denli iyi şeyler görmemiştim bir seferde."
Gelecek demokrasiyi düşünmek, bir anlamda bu tehdidi geciktirmektir; en kötü şiddet olanağını burada ve şimdi daha az şedid bir politika adına müzakere etmeye çalışırken, politikayı fesheden şiddet olanağını ertelemektir.
"Gelecek demokrasi"yi açıklarken Derrida, demokrasinin vaat boyutunu vurgular. Bu vurgu, demokrasinin asla tam ola­rak mevcut olamayacağı, ancak demokrasiye ait bir şeyin "zaten burada ve şimdi" mevcut olduğu olgusunu güçlendirir. "Gele­cek demokrasi", "geleceğin bir demokrasisi" değildir, ütopya­cı sosyalist bir düşünce de değildir. Aksine o, bir vaattir ve bir bağlılık edimidir. Bu, gelecek demokrasi vaadini şimdi adını verdiğimiz şey kadar geçmişe de yerleştirir ve bunun geleceğe geçip geçmeyeceğiyle ilgilenmez.
Derrida, Nietzsche'yi, indirgemeci tutumlardan kaçınarak, tehlikeli "belki"nin (Vielleicht) düşünürü olarak okur. Nietzsche, yakın zamanda daha öncekilerden farklı bir filozofun, "belki"yi tehlikeli biçimde düşünecek bir filozofun geleceğini söyleyerek, "geleceğin filozofunu, 'belki'nin filozofunu ilan eder"...