Duygu’nun nasıl “düşünce” ve “mantık” yetilerinin “aşağısında” kabul edildiğini hatırlatır. Duygusal olmak kişinin yargılarının duygu tesiri altında olmasıdır: Aktif olmaktansa reaktif, bağımsız olmaktansa bağımlı olmaktır.
Feminist düşünürler, duyguların tabi kılınmasının, nasıl kadın(sı)lığı ve bedeni tabi kılmaya yaradığını bize göstermişlerdir (Spelman 1989;
Jaggor 1996). Duygular, doğaya “daha yakın” oldukları, arzularıyla yönetildikleri ve akıl, irade, yargı yoluyla bedeninin ötesine geçmeyi çok da başaramadıkları ima edilen kadınlarla ilişkilendirilir.