Göçebe Bellek

Göçebe Bellek
@Fluxus
Goodbye to Language Jazz guitar/ Classical guitar, Piano
Ama zaman düz çizgi halinde açıldığında bu aynı za­manda ayrılan bir şey olduğu anlamına da gelir. Hölderlin'in bu çok güzel yorumunda insan ile Tanrıyı ayıracak olan çizgisel zamanın aynı izinde gerçekleşen bu ikili yüz çevirmedir - Tanrı, kendisine sırtını dönen insana sırtını dönmektedir. Bu yüzden Sophocles Oedipus'a "Atheos" der - bu Tanrı tanımaz anlamın­da değil, Tanrı'dan ayrılmış kişi anlamındadır.
Reklam
Bütün bunları Hölderlin'in o kadar güzel, karanlık ama güzel metninde görebilirsiniz: "Yırtılmanın en uç noktasında aslında zamanın ya da mekânın şartlarından başka hiçbir şey kalmaz geriye (burada Hölderlin Kantçı gibi konuşmaktadır). Bu sınırda insan kendini unutur çünkü bütünüyle anın içindedir. Tanrı unutur, çünkü o zamandan başkası değildir. Ve birbirleri karşı­sında artık imansızdırlar, vesaire..."
Ve Hamlet'te de bana olağanüstü gelen bir an var: Hamlet babasının öcünü alma vazifesinde çok tereddüt etmektedir; tam anlamıyla sınır başını alıp gitmektedir. Babasının öcünü almak için çok tereddüt ettiği zaman işte bu Oedipus'unkiyle aynı hikâyedir. Uzun bir süre boyunca zaman hep öncenin zamanı olarak gider, fakat artık "önceden" diyemeyeceğimiz bir andayız, çünkü önce ve sonra yalnızca kesiklik tarafından, yani, saf şim­dinin anı tarafından düzenlenebilirler; ve sonra kendisini yok etmek isteyen üvey babası onu bir deniz yolculuğuna gönderir. Bu deniz yolculuğu o kadar temelden önemlidir ki, Hamlet yol­culuktan şunları söyleyerek dönecektir: "Bende tehlikeli bir şeyler var"; bunu daha önceden hiç diyemezdi; sanki bu deniz yolculuğu onu daha önceden yapamayacağı bir şeyi yapabilecek hale getirmişti. Deniz yolculuğu bir kesiklik işlevi yüklenmiş ve zamanın düz çizgisi üstünde birbirine tekabül etmeyen, si­metrik olmayan bir önce ile sonrayı oluşturmuştur.
Oysa Hölderlin'in çözümlemesi hayranlık vericidir çünkü zamanın bu biçi­minin bir önce ile bir sonrayı ayırt eden kesikliğiyle saf bir şimdi ile zamanda bir geçmiş ve bir gelecek üreten zaman biçiminin antik zaman bilincine karşıt olarak modern zaman bilincine ait olduğunu göstermeye çabalar.
Gerçekten Oedipus vakasında yani Sophocles'in trajedisinde baş ile sonun kafiyeli olmadıkları iyi görülüyor - dahası bir sıfır anı var. Hölderlin şunu da ekliyor: Bu çözülüp açılmış zaman, baş ile sonun artık kafiyeli olmadığı zaman bir kesiklikle işa­retlenmiştir - ve tam da bu zamanda bir kesinti noktası bulun­duğu için tam da saf bir şimdi bulunduğu için - ve dağıtımı bu kesiklik tarafından gerçekleştirilen - bir önce ve sonra olacaktır; ve işte kafiyeli olmayan bu önce ve sonra tam da budur.
Reklam