Sartre açısından asıl mesele öznelliktir: İnsan varlığı, tarihin süregiden bütünleşmesi içinde kendi özgürlüğünü nasıl tanıyabilir ve gerçekleştirebilir? Diyalektik Aklın Eleştirisi'ndeki vurgu, kendini tanıma çabasında öznelerin karşılaştığı engeller üzerinedir.
Diğer bir deyişle, Sartre'ın odaklandığı nokta, tahakküme karşı direnişin koşullarıdır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Foucault'nun, yazılarına bir polis dosyası gibi yaklaşılmaması gerektiği yönünde yaptığı yerinde uyarı, epistemolojik bir hücrede saklanmak için bir bahaneye dönüşür.
Hepimizin bir diğerini engel olarak gördüğü fikrini Sartre, kendi oturacağı yeri bir başkasının alabileceğinin farkında olan, otobüs bekleyen insanlar örneğiyle açıklar. Bu şekilde halk, gruplar içinde kalmasına rağmen atomlaşmış ve sınıf bilincini edinmekten etkili bir şekilde uzaklaştırılmıştır.