Her mutsuzluğun ötesinde yine yaşam bekler. Ama insana özgü bir yeteneksizliktir yaşayamamak.
Yoksa hangi balık boğmuş kendini; hangi serçe atlamış damdan?
Dostoyevski
#270814929#275263150#274287236
Eğer bir kimyagere sorarsanız "gerçek" bir molekül, bir atom, bir protondur. Bir fizikçi için ise bir tanecik, bir Higgs bozonu veya 11 ayrı boyutta titreşen küçük sicimlerin bir toplamıdır. Hepsi de, insanlar olsa da olmasa da, doğal dünyada vardır; yani, -alıcıdan bağımsız- kategoriler olarak görülürler. Tüm insanlık yarın gezegeni terk etse bile atom altı parçacıklar var olmaya devam eder. Lakin insan zihni, tamamıyla insan gözlemine dayanan başka bir gerçeklik türünü oluşturma yeteneğine sahiptir. Hava basıncindaki değişimlerden sesleri kurgularız, Işığın dalga boylarından renkleri kurgularız, Pişirilmiş gıdalardan sadece isimleri sayesinde ayırt edilebilen kekler ve çörekler kurgulariz.Bir şeyin gerçek olduğu konusunda sadece birkaç kişiyi ikna ettiğinizde ve o şeye bir isim verdiğinizde bir gerçeklik yaratmış olursunuz.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Duygular anlamdır. Duyusal değişikliklerinizi ve bu değişikliklere karşılık gelen duyuşsal hislerinizi içerisinde bulunduğunuz duruma göre açıklar. Eylemleriniz için bir reçetedir. Duyu ağı ve kontrol ağı gibi kavramları uygulayan beyin sistemleri, anlamlandırmanın biyolojisidir.
"İnsanlar ne kadar mantıklı olduklarına dair istediklerini yazıp çizebilirler, ancak insan beyni anatomik açıdan öyle şekillenmiştir ki alınan hiçbir karar veya gerçekleştirilen hiçbir eylem duyu ve duyuştan bağımsız olamaz. Şu an vücudunuzdaki his, gelecekte nasıl hissedeceğinize ve nasıl davranacağınıza etki edecektir. Bu beyninizin mimarisi içerisinde vuku bulan, hassasça kurgulanmış, kerameti kendinden menkul bir kehanettir."
''Hissettiğiniz her şey, sahip olduğunuz bilgi birikimi ve geçmiş deneyimler ile yapılan tahminlere dayalıdır.Deneyimlerinizin mimarı gerçekten sizlersiniz. İnanmak hissetmektir
..Öfke anlarında kan basıncınız yükselebilir, düşebilir veya değişmeden öylece kalabilir. Kalbiniz yerinden çıkacakmış gibi hissedebilirsiniz ya da hiçbir şey hissetmezsiniz. Elleriniz yapış yapış olabilir veya kupkuru da kalabilir. Yani vücudunuz, o an vereceğiniz tepkiye göre kendini en iyi şekilde hazırlar.