Bugünün toplumunu ele alalım: Özünde her şeyi karşılar ama birisi hariç: Anlam ihtiyacı!
"Nasıl kolayca söyleyiveriyor bunu.Sevmek! Kelimelere herkes kendine göre bir anlam,bir değer veriyor galiba.Bu değerler aynı olmadıkça iki kişi iki ayrı dil konuşuyorlarmış gibi olmuyor mu?"
Reklam
Albert Camus bir keresinde şöyle demişti: " Gerçekten ciddi olan tek bir sorun vardır: Yaşam, yaşamaya değer mi değmez mi?"
Hastalar artık Freud ve Adler çağındaki gibi aşağılık duygularından veya cinsel engellemelerden şikâyet etmiyor. Bugün psikiyatriste gitmelerinin nedeni boşunalık duygusudur.
Yaşama savaşı şiddetini kaybedince, ne için yaşam? sorusu gündeme gelmiştir. Bugün daha çok insan yaşamak için gerekli araçlara (means) sahip, ama yaşamak için bir anlamları (meaning) yok.
Reklam
Aradığı anlamı bulması halinde bir insanın, acı çekmeye, özveride bulunmaya, hatta gerekirse bu uğurda hayatını vermeye hazır olduğu görmezden gelinmişt, ya da unutulmuştur. Tersine eğer bir anlam yoksa kendi hayatına son vermeye eğilimli olur ve bütün ihtiyaçları giderilse bile buna hazır olur.
(...) logoterapi anlam merkezli bir (psiko-) terapidir.
Psikanaliz, nevrozu belli psikodinamiklerin sonucu olarak görür ve buna bağlı olarak sağlam bir aktarım ilişkisi gibi diğer psikodinamikleri devreye sokarak iyileştirmeye çalışır. Davranış terapisi ise nevrozu belli öğrenme veya şartlanma süreçlerine bağlar ve buna uygun olarak rahatsızlığı ortadan kaldırmak için yeniden öğrenmeyi veya yeniden şartlanmayı öngörür.
155 syf.
·
Puan vermedi
·
37 günde okudu
Gecen yılın (2023) Lisans KPSS Genel kültür - Genel yetenek Güncel kısmında yazarının sorulduğu kitap diyorum söyleyeceklerim bu kadar. :)
İnsanın Anlam Arayışı
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202334bin okunma
Reklam
Yaşam başarısının okul, meslek ve aile başarısının eksiklerini ve gediklerini kapayan, tamamlayan bir doğası vardır, diğer çin, bir millet için hayati bütün başarıları kapsar ve onlara anlam verir.
Sayfa 131 - Kronik Kitap YayınlarıKitabı okuyor
"beden ile yapılan bu ibadetler gönülden imanla anlamlıdır. İmandan yoksun olarak yapılan ibadetlerin şekli hareketlerden öteye bir anlamı yoktur. Bu bağlamda; ibadet, imanla anlam kazanırken, iman da ibadetle hayata aksetmekte ve güçlenmektedir"
Kötülükten daha beter bir şey varsa o da kötülüğe alışmaktır.
Çok büyük öğretilerle yetiştirildik. Çok büyük kitaplar okuduk. İnsana, doğaya, duygulara, onurlu bir dünya yaşantısına dair büyük kelimeler okuduk, yazdık, dinledik. Zihnimizde, anlam dünyamızda yaşamaya dair bir biçim ve sınır belirledik. Bu biçim ve sınırın ötesini de düşündük. Ötede kalan kötülüğün, merhametsizliğin ve insan dışılığın nasıl da berbat bir şey olduğunu kaşlarımızı çatarak tartıştık. Ama bir an geldi ve düşlediğimiz karanlığın çok daha ötesinde, hayal bile edemediğimiz bir biçimde karanlığa şahit yazıldık. Hiçbir düşünce, duygu ya da gerçeklik bu karanlığı tanımamıza ve tanımlamamıza yardımcı olmadı. Boğulduk ve boğulmaya da alıştık.
Sayfa 42 - Alışmanın belası/Gökhan Ergür
Hayatın anlamı falan yok. İnsanlar dünyada kendilerinin dışında değerler ve anlamlar arıyor, oysa dünya değer ve anlam sunmadığı gibi insanların bu arayışına da hepten kayıtsız.
insan, gerçek duyguları bir kenara itip sahte duygulara anlam yükleyerek gerçekliği kaybediyor. Bir süre sonra kaybettiği gerçekliğin yerine tamamen sahte bir yanılsamanın içinde buluyor kendini.
1.500 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.