Nihai üreme amacımız bilinçli veya gizli olsa bile, bir çift birlikte bir çocuktan başka bir şey yapsa bile sevgi bağının altında üreme yatar. Dolayısıyla en saf sevgi bile hayvani tarafımızdan ileri gelmektedir. Ne olmuş? Önemi var mı? Zihinlerimizde hayvanlığa aşağılayıcı bir anlam yüklüyoruz ama bir kumru çiftinin zarif dokunuşları ve boz kazların yardımlaşması da hayvansaldır.
Yaşamak yorulmaktır. İnanmak cesaret ister: Olmak cesareti. Yola çıkmak, Kierkegaard'ın dediği gibi, kaygıyı çoğaltmaktır, yola çıkmamaksa kişinin kendi benliğini yitirmesi. Yola çıkmak kendinin farkına varmaktır, kendini bilme çabasıdır. Kişi kendisiyle yüzleşmekten mutlu olmaz, farkındalık kaygıyı çoğaltır. Ama kaygıların başı anlamsızlık kaygısıdır. Bütün anlamları anlamlandıran bir anlam isteriz; bu dünyadaki varoluşumuzu açıklamak, deryalar içre bir katre olmanın dayanılmaz uçuculuğunu gidermek isteriz. Kolay mıdır milyarlarca canlıdan biri olmak ve yine de biricikliğimizeinanmak? Üstelik, bu hayatın bir sonu olduğunu ve bir gün herkes gibi toprağın altındaki o serinliğe uzanacağımızı da biliriz. Her geçen gün, ölüme bir gün daha yakınızdır. Kolay mıdır bu gerçekle baş etmek? Kolay değildir elbet ve bu yüzden yiğitlerin mesleğidir 'ölmeden evvel ölmek.'