“Beni de alıp götüremeyeceğine göre, kucak kucak selamlarımı götür bari eşe dosta, herkese. Soran olursa, Moskova’da bir Türk şairi Nazım var dersin. Başı dimdik, Türklüğüyle...”
Yurt ve yurttaş özleminin somurlaşmış bir anıtı gibiydi Nazım. “Bende memleket özlemi bir zamanlar adeta cinnet haline gelmişti. Hiçbir şey yapamaz olmuştum.” Diyor...
Bazan etrafımızda o kadar esrarlı bir hadise olur ki ince teferruatına kadar bunu sezeriz, fakat hiçbir şey idrak etmeyiz; ruhumuzun içinde ikinci bir ruh her şeyi anlar, fakat bize anlatmaz, böyle korkunç işaretlerle bizi muammanın derinliklerine atar ve boğar.