"Öyle adamlara rastladım ki," dedi, "barış prensi numarasıyla savaşa karşı atıp tutuyor, sonra da, kendi fabrikalarındaki grevcileri öldürsünler diye Pinkertonlar'ın* eline silah veriyorlardı. Öyle adamlar tanıdım ki, bir yandan parayla adam dövüştürmenin çağ dışı olduğunu öne sürüyorlar, bir yandan da yiyecek maddelerine kaçak malzeme katarak, bir yılda eli kanlı
"Hiçbir şey düşünmüyorum," diye karşılık verdi hemen. "Eğer insan gazetecilikte yükselmeyi istiyorsa haddini bilmelidir. Başka bir şey bilmiyorsam da bu kadarını öğrendim." Çocuksu başını bilmişçesine salladı. "Ama peki hak?" diye üsteledim. "Sen oyunu anlamıyorsun. Hak, herkes için haktır. Herkes kendine göre haklıdır, göremiyor musun?"