Sırtımızda sanki ağır bir yükle dünyaya geliyoruz. Sanki adımlarımızı köstekleyen bir zincir var. Yolumuzun üstünde birbiri ardı sıra sıralanan hedeflere.doğru içimizden itilirken belirsiz şüphelerimiz, korkularımız da var. İşte bu sırtımızdaki yük, ayaklarımızdaki zincir, bu şüphelerle korkular, bizi dünyada karşılayan yaşamak korkusudur. Bütün bu engellere rağmen bunların hepsine göğüs geren "var olmak iradesi" hayata söz veriyor. Bütün tehlikeleri göze alarak “ben varım" diyor.
Bir defter tutmaya başladım Bir hayat çetelesi bir günce... Zira içimdekileri insanlara susmam gerektiğini , belki biraz geç oldu ama öğrendim Hiç insana dert anlatılır mı ??? Suya anlat duvara anlat lakin beşere... Olmadı lal ol , taş kesil Herşeyi yazıyorum Ruhumu içimi kalbimi harfler ile şekillendirip sayıp döküyorum Sadece kendime , bir de asl olan ötelerden duyulacak biçimde... Yazmak konuşmaktan evladır Uzaklık yakınlıktan evla... Yoksa fazla yakınlığın getirdiği uzaklığa düşebiliriz. Çok uzak fazla yakın kala kalırız .O yüzdendir ki canımız da ruhumuz da değmemeli kimseciklere Taş kesilip etrafa , iltica etmeliyiz kaleme...