Firdevs akbulut

Firdevs akbulut
@Frdvsakblt
5 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Kitaplar
İki alışveriş, dostluk ve aşk rastlantılara ve başkalarına bağlıdır; biri aramakla bulunmaz kolay kolay, öteki yaşla solar gider. Onun için yaşamımı doldurup doyuramazdı onlar. Üçüncü alışveriş, kitaplarla kurduğumuz ilişkidir ki daha sağlam ve daha çok bizimdir. Ötekilerin başka üstünlükleri vardır, ama bu üçüncüsü daha sürekli ve daha kolayca yararlıdır. Ömür boyu yanı başımda, her yerde elimin altındadır. Kitaplar yaşlılığımda ve yalnızlığımda avuturlar beni. Sıkıntılı bir avareliğin baskısından kurtarır, hoşlanmadığım kişilerin havasından dilediğim zaman ayırıverirler beni. Fazla ağır basmadıkları, gücümü aşmadıkları zaman acılarımı törpülerler. Rahatımı kaçıran bir saplantıyı başımdan atmak için kitaplara başvurmaktan iyisi yoktur, hemen beni kendilerine çeker, içimdekinden uzaklaştırırlar. Öyleyken, onları yalnız daha gerçek, daha canlı, daha doğal rahatlıklar bulamadığım zaman aramama hiç de kızmaz, her zaman aynı yüzle karşılar beni.
Sayfa 266·Kitabı okuyor
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İnsan Aklı
Belki öteki varlıklarda görüldüğü gibi, insanlar için de doğal vardır; ama bizde kaybolup gitmiştir: çünkü şu mübarek insan aklı her yere karışıp düzen vermeye, kumanda etmeye kalkmış, dünyanın yüzünü kendi büyük iddiaları, kararsız görüşleriyle bulandırmış, karmakarışık etmiş. İnsanlar her şeyi başka başka gözler, başka başka düşüncelerle görürler: fikir ayrılıklarının asıl nedeni budur. Aynı şeyin bir ulus bir yüzüne, bir ulus başka bir yüzüne bakar ve o yüzünde durur. Solon’a oğlunun ölümünde, güçsüz ve yararsız göz yaşları dökmenin doğru olmadığını söylemişler; Solon: “ güçsüz ve yararsız oldukları için dökülmeleri daha iyi ya!” demiş. Sokrates’ in karısı: “ ah insafsız yargıçlar! Seni haksız yere öldürüyorlar” diye ağlanıp sızlanırken, Sokrates: “ ya haklı olarak öldürseler daha mı iyi olurdu?” demiş. Biz kulaklarımızı süs için deleriz; Yunanlılar da ise bu, kölelik belirtisiydi. Biz karılarımızla gizli gizli sevişiriz; Amerika yerlileriyse bunu uluorta yaparlarmış. İstiklet yabancıları tapınaklarında kesip kurban ederlermiş; başka kavimlerde ise tapınağa girene dokunulmaz. “Böyle azgınlıkları vardır halkın; Her ülke nefret eder komşusunun tanrılarıdan Ve inanır gerçekliğine yalnız kendi tanrılarının.” (Juvenalis)
Aylak Ruhlar
Boş bırakılmış topraklar, gübreli ve bereketi iseler, yüz bin çeşit otlarla dolar. Yararlı olabilmeleri için onlara kazma vuruyor, işe yarar tohumlar ekiyoruz. Ruhlarda böyledir; onları bir fikirle uğraştırıp dizginlerini tutmazsanız, uçsuz bucaksız bir hayal dünyasında, başıboş, ötede ruhların kurmadığı hayal, düşmediği kuruntu, yaratmadığı gariplik kalmaz. Bir amaca bağlanmayan ruh, yolunu kaybeder; çünkü, her yerde olmak hiçbir yerde olmamaktır.
“ Biz öldükten sonra zaman bütün maddelerimizi yeniden toplasa; ona bugünkü düzenini geri verse, yeniden hayat ışığına çağrılsak, bütün bunların bizimle hiç bir ilgisi olmazdı, çünkü bellek ipliği bir kez kopmuş olurdu”. Lucretius
Tanrılar Üstüne
Pitagoras’ ın metamorfozlar evreninde ruhların beden değiştirdiğine bir an inansak bile Ceaser’ ın ruhunu taşıyan aslanın aynı ihtirasları duyduğunu, bir Ceasar olduğunu kabul edebilir miyiz? Eğer onda Ceaserlık kalıyorsa, Platon’un da tuttuğu bu fikre çatanlara hak vermek gerekir. Bunlar der ki, insan kalıp değiştirdikten sonra yine kendisi kalırsa, bir evladın, katır şekline girmiş olan annesinin sırtına binmesi gibi saçmalıklar olabilir. Hayvan bedenlerinin aynı türden başka bedenlere çevrilişlerinde son gelenlerin eskilerden farksız olduklarını kabul edebilir miyiz? Phoenix’ in küllerinden bir kurt peyda olur, sonra bu kurttan başka bir phoenix çıkarmış; bu ikinci phoenix’ in birincisinden başka olmadığı nasıl düşünülebilir? Şu bizim ipeği yapan kurtlar, bakarsınız ölmüş, kupkuru olmuş gibidirler, sonra aynı bedenden bir kelebek peyda olur, ondan da tekrar kurt çıkıverir. Bu kurdun birinci kurt olduğunu kabul etmek gülünçtür. Bir defa yok olan şey artık yoktur.
Sayfa 81·Kitabı okuyor