... İnandığımız ilk yalanın peşinden gidiyor ve hayatımızı ona göre şekillendiriyoruz. Kendi doğrularımız
olarak bellediğimiz bu yalanlara o kadar inanıyoruz ki kimsenin ne söylediği umurumuzda bile olmuyor. Diğer tüm
doğrulara tıkıyoruz kulaklarımızı. Biz de bir yandan onları kendi doğrularımıza inandırmaya ve kendi sevdiğimiz şeyleri onlara da zorla sevdirmeye çalışıyoruz.
Biz burada yaşayabilmek için
çalışmaya başlıyoruz. Sonra çok geçmeden çalışmak için yaşadığımızı fark ediyoruz.
Kira ödüyor, alacaklarımızı tahsil etmeye uğraşıyor, işimizin devam edip etmeyeceğini düşünüyoruz. En büyük derdimiz, akıllı telefonlarımızın şarjının bitmek üzere olması. Bencil, lanet, şımarık ve boktan insanlarız işte. Hepsi bu...