"Karşılıklı olarak birbirlerini kandırıp, üstelik ne tuhaftır ki, hiçbir yara almadan, sanki bunun farkında değillermiş gibi gerçekten çarpıcı berrak ışıltılar yayan şen inançsızlık örnekleriyle dolu insan yaşamı."
"Yani, anlamıyorum. Çevremdeki insanların sıkıntılarının niteliğini, ölçüsünü sanki kavrayamıyorum. Pratik sıkıntılar, yalnızca yemek yiyerek atlatılabilen sıkıntılar. Ancak, belki de, esas bunlar en sert ve şu on belamı darmadağın edecek kadar dehşetli, sonsuz bir cehennem de olabilir. Bunu bilemiyorum. Yine de, intihar etmeden, çıldırmadan, siyaset konuşarak, ümitsizliğe kapılmadan, teslim olmadan yaşam mücadelemi sürdürüyorum. Öyleyse bir sıkıntım olmamalı"
"Modern insanın hayatı acıyı minimize etmek ve hazzı maksimize etmek üzerine kurulmuştur. İnsanların sürekli mutlu olmaları gerektiğinin dayatıldığı ve bu mutluluğa ancak maddeyle ulaşacağına inandırıldığı bir çağda yaşıyoruz maalesef. Bu nedenle geçmiş travmalardan, yaralarımızdan kaçıyor, iyileştiremiyor ve öylece yaralı başka yaralar açıyoruz kendimize ve ötekilere."