Sıradan nezaketin sadece sırıtan bir maske olduğunu hep aklımızda tutarsak, bu maske biraz kaydığında veya bir an için çıkartıldığında ortalığı velveleye vermeyiz.
Herkese ara sıra ondan bal gibi de vazgeçebileceğimizi duyumsatmak yararlıdır, dostluğu pekiştirir, hatta çoğu insana birazcık küçümseme hissettirmenin bir zararı yoktur.
Kendi kendine yetmek, kendi kendisi için her şey olmak ve tüm varlığımı kendimde taşıyorum diyebilmek, elbette mutluluğumuz için en yararlı özelliktir.
Korku bir insanı ne kadar rahat bırakırsa, arzular, hırslar ve istekler de onu o ölçüde huzursuz eder. Goethe'nin çok sevilen şarkısı "Ben davamı hiçliğe yerleştirdim." aslında insanın olası tüm isteklerinden kurtulup, çıplak, yalın varoluşa geri döndüğünde, insan mutluluğunun temelini oluşturan zihinsel huzura ulaşacağını, bu yüzden şimdiki zamanın ve böylelikle tüm yaşamın keyfini çıkarmaya bakmak gerektiğini anlatır.
Demek ki, yaşamımızın huzurunu kesin olmayan ya da belirsiz kötülüklerle bozmamak için onları hiç gelmeyeceklermiş gibi görmeye alışmalıyız; kesin olanların da hemen gelmeyeceklerini düşünmeliyiz.