Şule "Umutsuz durumda olmayan hiçbir şeye ilgi duyamıyorum," dedi. "Paul Auster, Şans Müziği, sayfa 29." Sevdiği yazarların kitaplarını ezberlemek gibi bir huyu vardı. Hâlâ böyle insanlar vardı yani. Muadili olmayan insanlar. Şule giderse, biri sahiden gitmiş olurdu. Maçın ilk dakikalarından on kişi kalmak gibi bir şey.
"Bana bir şeyler oluyor,"dedim.
Detlef yüzüme baktı.
"Gözbebeklerin tabak kadar olmuş!" dedi. Uzun süre hiçbir şey söylemedi, sonra bana baktı ve fısıldadı. "Evet kızım. Sen de tamamsın."
Yine titredim
"Ne var, ne oldu?" dedim.
Detlef, yoksunluk," dedi. "Turkey."
"Komiser Sabri Özay da olay yerinde miydi o sırada?" diye sordu.
"O kim?"
"Yıllardır beraber çalıştığınız arkadaşınızı tanımıyor musunuz?"
"Anlamadım. Bizim Hayalet'i mi diyorsunuz?"