Yere düşen bacağı görünce, "O kimin bacağı?" dedi. "Senin" dedim. "Ver benim bacağımı!" dedi. "Ne yapacaksın yahu?" dedim. "Sen ver, belki ilerde lazım olur," dedi. Kopuk bacak neye lazım olacak? Ama o da şaşırmış işte... Bir de koleksiyon meraklısıydı, belki savaş hatırası diye evine götürüp saklayacak, kimbilir...
Ne dediğimi bilmemek istiyorum. Hakkımı aramamak istiyorum. Boş başıma dolaşmak istiyorum. Sosyalleşmek istememek gibi bir hak tanınmak istendiriliyorduğum. Sahipsizim.
Şule "Umutsuz durumda olmayan hiçbir şeye ilgi duyamıyorum," dedi. "Paul Auster, Şans Müziği, sayfa 29." Sevdiği yazarların kitaplarını ezberlemek gibi bir huyu vardı. Hâlâ böyle insanlar vardı yani. Muadili olmayan insanlar. Şule giderse, biri sahiden gitmiş olurdu. Maçın ilk dakikalarından on kişi kalmak gibi bir şey.