Kitabı okumaya başladığım andan itibaren canım çiğ balık çeker oldu. Benim canımdan mi yoksa adam o hissi vermiş mi bilemedim. Onun dışında okudum bitti ve kendimi yaşlı balıkçı Santiago gibi hissetmeye başladım. Bir işe kalkişmayagöreyim bir yandan ulaşmaya çalıştığım şeyin boyumu aşması (kılıç balığının 5 metre olması), diğer yandan zorlu şartlar (ki ben uçsuz bucaksız okyanustan çok korkarım) , ardından saldıran köpek balıkları (bunlar da sürekli sana olumsuz şeyler söyleyen ya da seni geriye çekmeye çalışan akraba, Arkadaş vs) ve sonunda elimde kalan bir kılçık oluyor.
Kitaplarında henüz icat edilmemiş ya da yapılmamış şeyleri yazan adam , bilim kurgunun babası Jules Verne sanki kendine bir uyarıda bulunmuş. Ya da kitaplarından sonra yapılacak icatların mucitlerine bir uyarıda bulunmuş bu kitabı ile... Kitapta bir şeyi icat eden Zacharıus Usta'nın kibirlenmesi ve kibrinin onu cehenneme sürüklemesi anlatılıyor. Zacharıus Usta'nın kızı Gerande'nin söylediği şu söz bu düşüncemi destekler nitelikte: " Yeryüzünde her şeyin ömrü sınırlıdır , ilelebet var olacak bir şey insan elinden çıkamaz." Yani sonsuzu Tanrı yaratır , haddini bil !