Frk

Puan vermedi·416 syf.··
2021 4. kitabı
Maksim Gorki ile “Ana” kitabı sayesinde tanıştım ve nedense uzun süre rafımda tozlanmasını bekledim. Kitabı okuduktan sonra ise bunun yerinde bir davranış olduğunu anladım. Çünkü bu kitaba zaman içerisinde kendimi hazırlamıştım. Şimdi onu tozlu rafa kaldırmadan hakkında biraz konuşmak istiyorum. Pavel ve arkadaşlarının uğruna mücadele ettiği yeni dünyaya uzak büyüyen Ana, onların bu dünyasını anlamak için çaba sarf eder, zaman geçtikçe düşüncelerine saygı duyar ve o da aynu görüşün hizmetçisi olur fakat tek bir farkla Ana yanına “İsa”yı da alır. Peki nedir bu görüş? Herkesin eşit olduğu, zengin fakir sınıf ayrımının olmadığı, zenginlerin fakirlerin sırtından geçinmediği yeni bir düzen... Aslında Ana karakteri alışılmış düzenin değişebileceğini düşünmeyen insanların uyanışını yansıtmaktadır. Yıllarca acı içerisinde yaşamış, eziyet görmüş Ana oğlu Pavel’e kadar değişeceğini düşünmediği dünyanın asıl değişimi uğruna mücadele etmektedir. Ana sadece Pavel’in değil uzun soluklu bu yazıda tüm yoldaşların anasıdır. Keyifli okumalar dilerim.
AnaMaksim Gorki · Evrensel Basım Yayın · 201634,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·184 syf.··
2019 14. kitabı
Simyacıyı ikinci okumam ve genel olarak incelemelerde herkes kendisini en çok etkileyen kısmını dile getirmiş. Bana sorarsanız beni en çok etkikeyen kısım “yüreğinin sesini” dinlediği an... bütün bunlar gerçek olabilir mi? Bizler evrenin dilini takip ediyor muyuz? Bir koşuşturmaca içersinde iken yüreğimizin sesini hiç dinleyebiliyor muyuz? Santiago için en büyük hazine çıktığı bu yolculuktu, o kazıyı yapması gerekiyordu çünkü bu onun kişisel menkibesiydi ve yüreğinin sesini bu yolculukta keşfetti. Bilinmezliklerden korkan, yer değiştirmeyi pek sevmeyen bizlerin ( şahsım adıma) içinde acaba yüreğimizin sesi sönmüş olabilir mi?
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,4bin okunma
Puan vermedi·164 syf.··
2019 4. kitabı
Kendimi yenerek, ikinci kere okuduğum kitabın sayfalarını bir daha açmaya cesaret edebilir miyim ? “ bilmiyorum...” Bildiğim ise, açarsam içinde kaybolacağım, açarsam bir daha kapatamayacağım. Aynı heyecan, aynı korku, aynı hiçbir şeyi hissetmeden boşlukta düşüyorum hissi ve ayaklarımın üşümesi, sesimin boğuklaşıp, gözlerimin yaşarması, kelimelerin sarhoş edip başımı döndürmesi... bir daha açmamak üzere kitaplığımın en güzel yerine kaldırıyorum seni. Marie ve Raif teşekkürler...
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025375,8bin okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2020 26. kitabı
Sokratesin öğrencisi olan platon hocasının savunması esnasında söylemlerini kaleme almasıyla ortaya çıkan eserde sokratesin kendisine yöneltilen suçlamara karşı derin anlamlar içeren cevapları yer almaktadır. Sokrates ilk olarak bilgelik ile suçlanmaktadır. Bu olay ise tanrının sokrates hakkında “ bilgedir” ifadesi ile başlar. Bunu duyan sokrates Tanrı benim bilge olmadığımı biliyor acaba bilmece nedir diye düşünmeye başlar. Sokratesin aklına parlak bir fikir gelir eğer kendinden daha bilge birisini Tanrının karşısına çıkarırsa onun bu savını çürütecektir. Zanaatkarlar, şairler ve politikacılarla görüşür. Sokrates bir bu görüşmelerin sonunda bilgeliklerini şu şekilde ifade eder “ ben onlardan daha bilgeyim çünkü onlar hiçbir konuda bilge olmadığı halde kendilerini bilge sanıyorlar ben ise hiçbir konuda bilge olmadığım halde bilge olduğumu düşünmüyorum, bu konuda ben onlardan daha öndeyim”. Sokrates burada tanrının bilmecesini çözer, tanrı sokrates bilgedir derken aslında bilgelik bana aittir insanların bilgelikleri ya çok azdır ya da yoktur demektedir ve bunu da sokratesi örnek göstererek yapmıştır. Soktares o günden sonra kendini bilge sanan kişilerle görüşüp bilge olmadıklarını yüzüne söylemeyi bir görev bilmiştir ve insanların nefretini kazanmıştır. Sokratese yönetilen ikinci suçlama “gençleri yozlaştırdığı “ yönündedir ama sokrates “ büyük bir karanlık içerisindeyim ve benim yozlaştırdığım insanlardan bana kötülük geleceğini bildiğim halde yozlaştırmaya devam ediyorum öyle mi ? “ diyerek kıvrak zekası ile bu bulmacanın içinden de çıkmayı başarır. Yine Melatosa yönelttiği sorularla “tanrılara inanmadığı” yönündeki iddaları çürütmeyi başarır. Sokrates kendisini at sineğine benzetir devletin başına musallat olan at sineği, görevi insanları sürekli uyararak onları
Sokrates'in SavunmasıPlaton (Eflatun) · Ren Kitap · 201864,6bin okunma
Puan vermedi·203 syf.··
2020 25. kitabı
Kitap isveç ile rusya arasında sıkışmış olan finlandiyanın yani bataklıklar ülkesi anlamına gelen suomiden, beyaz zambaklar üklesine doğru aldığı yolu anlatmaktadır. Kitabı okurken kendi Cumhuriyetimiz gözlerinizin önünden hiç kaybolmayacak. Ülkemizde her kesimin okuması gerektiği bir kitap, özellikle nasıl daha hızlı zengin olabilirim düşüncesinin bir virüs gibi gezindiği bu dönemde... Okuduktan sonra bizim suomiye mi yoksa beyaz zambaklara mı yol aldığımıza siz karar verin!
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Olympia Yayınları · 2020124,5bin okunma