Fatih Kayatürk

Fatih Kayatürk
@Fthkytrk
“Carpe diem”
"içimizde şeytan yok... içimizde aciz var... Tembellik var... İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var... Hiçbir şey üzerinde düşünmeye, hatta bir parçacık durmaya alışmayan gevşek beyinlerimizle kullanmaya lüzum görmeyerek nihayet zamanla kaybettiğimiz biçare irademizle hayatta dümensiz bir sandal gibi dört tarafa savruluyor ve devrildiğimiz zaman kabahati meçhul kuvvetlerde, insan iradesinin üstündeki tesirlerde arıyoruz."
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
''İkimizde aynı şehirdeyiz ve birbirimize varmamız için yarım saatten daha az zaman yeter.Buna rağmen o orada ben buradayım.Neden? Sebep yok..Ben burada ne yapıyorum ?Kendimi ve etrafımdakileri sıkmaktan başka ne işim var? Onun da orada pek lüzumlu şeylerle uğraşmadığı muhakkak.''
8/10
·222 syf.··
Beğendi
·
2020 9. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2020 11:29
güzel olmadığını söylersem belki haksızlık etmiş olurum ama kürk mantolu madonna'dan sonra okuyunca hayal kırıklığına uğradığımı da rahatlıkla söyleyebilirim tutunamamış, boşlukta sallanan bir yusuf beklerken çoğu zaman anlamsızca mazlum ve romantik bir yusuf buluyorsunuz.... kitap tatminsiz bir iç çekişle biterken aklınızda kübra nın öyküsünün merakı kalıyor yine de akıcı ve yazıldığı dönemin özelliklerini iyi yansıtan bir roman.
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025211bin okunma
Sonra ağır ağır doğruldu. Mezarın yanında ayakta durdu ve gözlerini ovaya çevirdi. Güneşin altında pırıl pırıl yanan zeytin ağaçlarının sonunda beyaz minareleriyle Edremit görünüyordu. Yusuf bir oraya, bir de önündeki toprak yığınına baktı. Dişlerini ve yumruklarını sıktı, dudaklarını ısırdı; buna rağmen gözlerinden yanaklarına doğru iri damlalar yuvarlanmaya başladı. Bu yaşlar bütün manzarayı örtüvermişlerdi. Kollarının yeni ile gözlerini sildi. Hayvanına atladı. Bir kere daha dönüp geriye baktıktan ve ömrünün en korkunç senelerinin geçtiği bu kasabaya yumruğunu uzatıp tehdit eder gibi salladıktan sonra, atını ileriye, dağlara doğru sürdü. İçindeki bütün yıkıntılara, bütün kederlere rağmen başını yere eğmek istemiyordu. Matemini ortaya vurmadan tek başına yüklenecek ve yeni bir hayata doğru yürüyecekti.