"Ölümden korkup da sonunu sayan
Ölür gider yar koynuna giremez"
Yani şair (Karacaoğlan), "Sonunu düşünen kahraman olamaz." demek istemiş.
İsmet Özel de "Yaşatan" şiirinin sonunda bu mısraları alıntılar. Karacaoğlan için de "Milli varlığımızın senedidir." der.
"Alıp başını gitmek" diyorlar. Dünyada gidilecek bir yer var mı, kaldı mı? Her yer ve herkes birbirine benziyor. Hep aynı şey, hep aynı şey. Çözüm: Ya unutmak, ya kaybolmak.
Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilir
Müptelâ-yı gama sor kim geceler kaç saat
(En uzun geceyi; işi, onu hesaplamak olan müneccime, muvakkite sorma; onlar bilmez. Gecelerin kaç saat olduğunu gama tutulmuş olana sor.
Şeb-i yeldâ, yılın en uzun gecesi demektir. Yılın en uzun gecesi de tabii ki 21 Aralık gecesidir.
Müneccim, yıldızların, ayın, güneşin ve diğer gezegenlerin durumlarından, hareketlerinden çeşitli hükümler çıkararak, bunların hayvanlara, insanlara ve yeryüzündeki hâdiselere tesir ettiğine inanan kimse.
Muvakkit, eskiden namaz vakitlerini hesaplayan ve bunlarla ilgili âletleri kullanıp, tamir ve ayarını yapan kimselere verilen isimdir.
Şair Sâbit diyor ki, en uzun gecenin hangi zaman olduğunu müneccimler yahut muvakkitler ne bilsin. İnsan, ne zaman bir derde, sıkıntıya düşer ve uykusunu yitirirse, en uzun gece, o gecedir.)
dergi.diyanet.gov.tr
Tûr Dağı’nı yaşa
Ki bilesin nerde Kudüs
Ben Kudüs’ü kol saati gibi taşıyorum
Ayarlanmadan Kudüs’e
Boşuna vakit geçirirsin
Buz tutar
Gözün görmez olur
Gel
Anne ol
Çünkü anne
Bir çocuktan bir Kudüs yapar
Adam baba olunca
İçinde bir Kudüs canlanır
Yürü kardeşim
Ayaklarına bir Kudüs gücü gelsin
Anneler ve Kudüsler - Nuri Pakdil