Bu hududa riayet etmek ve bilinç kazanmak için çocuklarımızı eğitirken neye dikkat etmemiz lazım? Bizler soru soran çocuklar yetiştirmek mecburiyetindeyiz. Her gördüğüne inanan, her duyduğuna iman eden değil, sorgulayan ve belli bir bilinçle teslim olan çocuklar yetiştirmeliyiz. Teslimiyetin de bir çaba gerektirdiğini unutmayalım; yoksa insan hurafelere de teslim olabilir. Yani ayıklamayı bilen, zihnini kullanabilen, doğruyu yanlıştan ayırt eden, mukayese yapabilen nesiller yetiştirebilirsek sanki amacımızda muvaffak olabileceğiz. Bütün ilim bir merakla başlıyor; ama şimdi çocuklarda merak yok, soru sormuyorlar. Daha atak, soru soran gençler yetiştirmeliyiz ki onlar da ilerde bilim insanı olsunlar, keşfedilmemiş alanlara girsinler
İnsanın hareketi, “eşyayı değiştirmek ve kendi elleriyle kendini değiştirmek” olacaktır. İşte bu, gerçek anlamda varlıklar âlemine ve kendi benliğine karşı isyan etmek değil midir? Hareket, bir isyandır. Bu, bizdeki Allah’ın bize karşı isyanıdır. Hiç isyan etmemiş olan, hiçbir zaman hareket etmemiş demektir. Her hür hareket, bir isyandır.