Fatime Tülübaş

Fatime Tülübaş
SADECE VE SADECE KİTAP
Yetmiş yedi yaşındaki ihtiyar bir kadının ihmal ve dikkatsizlik sonucu öldüğü şeklinde bir hüküm vermek,bu olaya çok iyimser bakmaktır. Kadın kendi hatası sonucu ölmüştür ve sorumluluğu kadının üzerine atan toplum gönül rahatlığı içinde kendi işlerini yapmaya devam etmiştir
Sayfa 43 - Alfa Yayınları 2.Basım Şubat 2020·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
"Hiç tatil yaptın mı?" diye sordum. "Tatil mi!" "Canım işte, birkaç gün kırlara çıkmak, temiz hava, boş bir gün, bilirsin işte, dinlenmek." "Ah, Tanrım!" diye güldü, elindeki işi ilk kez bırakarak."Tatil, ha? Benim gibiler için mi? Düşün bir kere!
Sayfa 36 - Alfa Yayınları 2.Basım Şubat 2020·Kitabı okudu
Alıntı
Yerli Sokrates
9/10
·380 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2026 08:22
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın *Deli Filozof* adlı eserini okudum. Romanı okurken aklımdan sürekli şu düşünce geçti: Eğer Sokrates Türkiye’de yaşasaydı, muhtemelen bu romandaki Hikmetullah Efendi gibi olurdu. Bu yüzden ben ona “yerli Sokrates” dedim. Hüseyin Rahmi’nin bu eseri, yazarın bazı diğer romanlarına göre biraz daha farklı bir yerde duruyor. Hiciv elbette var, fakat önceki eserlerindeki kadar yoğun değil. Bunun yerine daha çok insanların zihniyetini, yaşadıkları manzaraları ve aile kavramının, namusun, kadın ve erkek ilişkisine farklı zihniyettekilerin bakış açısını anlatan bir metin. Romanın temel meselelerinden biri şu: Aradan yüzyıllar geçse de insanlar zahir ile batını ayıramıyor. Zaman ilerliyor, teknoloji gelişiyor ama insanların zihniyeti aynı hızla değişmiyor. İnsanoğlu kurallar belirlese de toplumun düzeni için bilmediği, gözden kaçırdığı tabiatın kendi kanunlarının olduğudur. Ve insan ne kadar çok kanun koyarsa koysun tabiatın kanunlarına üstün gelemez, onlara galebe çalamaz. Hikmetullah Efendi sorgulayan, aklına geleni dile getiren ve toplum tarafından deli diye yaftalanan bir karakterdir. Evreni de ve Yaratıcıyı da kendince ve okuduklarından fikirler üreterek, bunları insanlara aktarmaya uğraşır. Sokaklarda dolaşarak insanlara öğütler veren bir filozof gibidir. Bu yönüyle Sokrates’i hatırlatır. Fakat Sokrates nasıl mahkemelerde yargılanıp idama mahkûm edilmişse, Hikmetullah Efendi de toplum tarafından dışlanır, sözleri ciddiye alınmaz. Romanın bir başka önemli yönü Hikmetullah Efendi’nin içindeki iki kimliktir: baba ve filozof. Hikmetullah Efendi, kendi hikmetini çocuklarına aktarmaya çalışan bir babadır. Kızı ve oğluna düşüncelerini, fikirlerini ve ahlak anlayışını öğretmeye çalışır. Ancak bu konuda başarılı olamaz. Bir noktada filozofluk ile
Deli FilozofHüseyin Rahmi Gürpınar · Özgür Yayınları · 2009242 okunma
Nereye gidiyoruz? Her şeyde üç konak görüyoruz: Başlangıç, yükselme, batma. Însan hayatı bu doğa kanunundan ayrı tutulabilir mi? Daha iyi olmak hülyasıyla daha berbat oluyoruz. Şimdi uygarlık hayatının hangi devresindeyiz? Belli değil. Geleceğin karşısında bunu kestiremiyoruz. İyimser bir kuruntu içinde bu realitemizle belki daha yükseleceğiz. İlerleme şarkısıyla birbirimizi kutluyoruz. Denizaltı, uçak icadına seviniyoruz. Niçin? Birincisiyle içi insan dolu bir gemiyi torpillemek, ikincisiyle suçsuz bir şehir halkının tepesine atış yağdırmak için.
Sayfa 379 - Özgür Yayınları 4.Basım Ağustos 1999·Kitabı okudu
Alıntı
İnsan denen yaratığın gönlünde değişmez bir şey yok. Orada esen her havaya uyarak dönen bir fırıldak var. Biz kendi kendimizin sahibi değiliz. Hayat vakit vakit dönen ve basımızı döndüren bir sarhoşluğa benziyor.
Sayfa 347 - Özgür Yayınları 4.Basım Ağustos 1999·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam