Neşe bulaşıcıdır falan diyorlar. Yalan. Neşe kolonya gibi bir şey. Dökünüyorsun, o an ferahlıyorsun. Sonra uçup gidiyor burnundan, elinden, üzerinden. Kasvet öyle değil ama, zamk gibi, bulaşıyor ve dokunan herkese yapışıyor.
Ne şaşılacak bir sefaletti bu! Ve nasıl da sınır tanımazdı! Yaşlı adamlar, genç adamlar,her yaş ve boyda çocuklar. Kimisi ayakta uyuyordu; on, on beşi rahatsız vaziyette taş basamakların üzerine yayılmış, derin uykudaydılar. Eski püskü elbiselerinin deliklerinden ve yırtıklarından yer yer kırmızı derileri görünüyordu. Sokağın her iki tarafında ve karşısında bulunan her bir kapı ağzını iki üç adam işgal etmiş, hepsi başları dizlerine düşmüş, uyukluyordu. Aman şunu da hatırlatayım, bu günler İngiltere'nin zor zamanları değildi Her şey her zamanki gibi sürüp gitmekteydi ve ne zor ne de kolaydı.
Sayfa 108 - Alfa Yayınları 2.Basım Şubat 2020·Kitabı okudu
Olduğum yerde olmak istemiyorum ama olduğum yerden çıkıp gidemiyorum da. Şu an yaşadığım her şey o günlerin aynısı. Evde olmak istemiyorum, ama her akşam eve dönüyorum. İşte olmak istemiyorum ama her gün işe gidiyorum. Bir şey beni hep dışarıya çekiyor. Hiçbir yere ait hissedemiyorum kendimi. Hiçbir eve, hiçbir aileye, hiçbir topluluğa.