Fatma

Şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. Ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu. Acı insanın birlikte ölmesi gereken şeydi. Kollarda , başta en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbür yana çevirme cesaretini bile yok eden şeydi.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Asıl acı ; kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimseye anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi’
Kalbin secdesi, "azaların secdesi" gibi değildir. İnsanın azaları, yüzü ve elleri secdeye gider. Burası açık. Fakat azaları secdeye gittiği gibi secdeden gelir de. Yani insan ne kadar secdeye kapanıyorsa, o kadar da secdeden kalkar. Kalkmayacak olduğunu bilen kaç kişi secdeye gider? Azalar kalkabildikleri sürece secdeye kapanırlar. Kalp ise kalkmamak için ve kalkmamak niyetiyle secde eder. Bir kere secdeye kapanmaya görsün, bir daha kalkmaz, kalkmayı istemez, beceremez de zaten. Ey talip, asıl marifet kalbin secdesidir; azaların secdesinden maksat da kalbi secdeye davettir. Bak bakalım, kalbin hiç secde ediyor mu? "Secde de nedir?" diye soruyorsun. Bir kere daha söyleyeyim: Secde hiç olmaktır, hiçleşmektir. Hiçleşmek ise, bir daha asla kalkamayacağın bir biçimde yüz sürmektir toprağa! Sen bu secdenin izini, alınlarda değil, kalplerde ara! Şayet bir kalpte bu türden bir secdenin izini buluyorsan, hiç tereddüt etme, yüz süreceğin toprağı bulmuşsun demektir. O haldeyken bırak kalbin o kalbe secde etsin!
Nasıl ki bir dili konuşmak başka, bir dil'in üzerine konuşmak daha başka ise, aynı şekilde düşünmek başka, düşünmenin kendisi üzerine düşünmek daha başkadır. İlki kolay, İkincisi ise zordur.
"... Avrasyalı tüfeklerin veya çelikten yapılma silahların öldürdüğünden çok daha fazla sayıda Amerikan yerlisi ve Avrasyalı olmayan insan Avrasyalı mikroplar tarafından öldürüldü..."