“Aradığı şeyin gitmek olduğunu anladı, bir yere gitmek. Dünya yuvarlak evet, yuvarlağın sonu olmaz. Ama dünyanın son benim diyen bir sonu var. Dünyanın sonuna gidecekti, gidebilirdi. “
“Bu başlangıcın ne olduğunu henüz bilmiyordu.
Tam oluşmamış bir fikir gibiydi, ne olduğu anlaşılamayan bir şeyin gölgesi gibiydi, çok belirsizdi ama vücudunun bir yerinde büyümüş bir yumru kadar somuttu da. Adını koyamadığı bu başlangıç hissinin onu terk etmeyeceğini düşünmemişti. Sonra anladı hâlâ aynı his içindeyken, soyut ve bir yumru gibi belirgin. Başlangıç başlayana kadar...”