“Ey ahali!
Düşünün biraz.
Nerede sizden öncekiler! Nerede atalarınız?
Hani görkemli köşkler! Nerede servetleri?
Nerede Sodam Gomore?
Ben tanrıyım diyen Firavun’a ne oldu?
Göğe çıkmak için Haman’a kule yaptıran Firavun nerede?
Heyhat ki heyhat!
Şimdi onların ne yerleri, ne de sesleri var.
Sarayları yerle bir oldu.
Toprağın altında çürüdüler.
Biz de dönüşü olmayan bir yolun yolcularıyız... Ölüm bir gerçektir... Diriliş de...”
"Evlilik açılmamış bohça gibidir kızım."demişti. "İçinden ne çıkacak bilinmez. O ahiret gömleğidir ki giyinmek kolay olsa da çıkarması pek zordur. Dar olursa yakar yapışır, geniş olursa doyumsuz bir cennet yaşatır."