"Bizim tespitlerimize göre mirac hadisesine dair anlatıların hiçbir gerçekliği bulunmadığı gibi, bu olayın ne isra hadisesiyle ne de Kudüs'le bir ilişkisi vardır. Zaten olayın kendisi hayalidir. Sanıldığı gibi bu hadiseye dair anlatılar isradan sonra değil önceki döneme ait mitolojik anlatılardır. Bu anlatıların bir kısmı rüya türü haberlere dayanırken önemli bir kısmı kadim İran kültüründeki yükseliş motiflerinden esinlenerek üretilmiştir. Özellikle Zerdüşt'ün ve onun öğretisini devam ettiren Kerdir veya Ardaviraf gibi azizlerin Cennet, Cehennem ve Araf'a yolculuklarıyla ilgili tasvirler İslami gelenekteki miraç anlatıları ile neredeyse tamamen aynıdır. Örneğin Zerdüşt'ün bir melek eşliğinde göğe yükseltildiği, ona Cennet ve Cehennemin gösterildiği, ayrıca feleklerin gezdirildiği, Ahura Mazda (Allah) ile buluşup konuştuğu, ondan dinin emir ve yasaklarıyla, evvel ve ahir ilmini öğrendiği tasvirlerinin aynısı Hz. Peygamberin miracıyla ilgili anlatılar arasında karşımıza çıkar. Hatta onun başından geçtiği iddia edilen göğsünün yarılması ve kalbinin temizlenmesiyle ilgili hikayelerin aynısının Hz. Peygamberin de başından geçtiğinden bahsedilir..."
"İsrâ ve mirac kavramları birbirine karıştırılıp aynı olayları ifade ediyormuş gibi algılandığından ayette işaret edilen bir konu olan isra hadisesi, tamamen rivayetlere dayalı tasvirlerden oluşan mirac hadisesine kurban edilmiştir."
"Nitekim erken döneme ait hadis kaynaklarında sadece isrâ kelimesi ve bu kelimenin işaret ettiği isrâ olayından bahsedilir. Mirac kavramı ise tespit edebildiğimiz kadarıyla, miladi 830'lu yıllardan sonra kaynaklara girmeye başlamıştır. Üstelik bu kelime onun ifade etti gibi isrâ olayı için kullanılmamıştır. Netice itibarıyla isra hadisesinin ayetle sabit olduğunu, buna mukabil, bu olayla
birlikte kullanılan mirac kavramı ve bu kavramın işaret ettiği mirac anlatılarının ise tamamen rivayetlere dayandığını unutmamak gerekir. 0stelik isrâ yatay bir yürüyüşü ifade ederken, mirac ise dikey olarak yükselmeyi ifade eder."
"Halbuki her iki kavram, farklı farklı olaylarla alakalıdır. Ancak tarihi süreç içerisinde isrâ ve mirac hadiseleri birbirlerine karıştırıldığı için onları ifade eden isra ve miraç kavramları da bir arada kullanılmış ve böylece bu kavramlar iç içe geçmiş veya geçirilmiştir. Yine bu anlayışın bir sonucu olarak isra ve mirac hadiseleri adeta birbirlerinin devamı veya tamamlayıcısı iki olay gibi algılanmıştır."