"Ne olursak olalım memnun değilizdir halimizden. Üzerimize çöken can sıkıntısını def etmek isteriz. Bu gayemizi tahakkuk ettirmek için dünyada rast geldiğimiz bir süslüye, onun süslerinden birine kapılmakta tereddüt etmeyiz. Dünyanın bin bir süsü ile meşguliyetimiz sırasında ve yüzünden, nefsimize itimat hissi uyanmış olur. Kendimize güvenerek geçen ömrün, asabımızı bozduğu sıralarda, sinirimiz yatışsın diye dünya lezzetlerinden birine teslim oluruz. Bu kapılma, bu teslimiyet sırasında olan olmuş, düz eğrilmiş, işler tersine dönmüştür. İşe yarar saydığımız dünyevi süs ve lezzet, yaradılıştan getirdiğimiz sahiciliğin yerini ne kadar tutarsa, ahiret yurdunun hayrı gözümüze o kadar kurmaca görünür artık."