Komutan Che, Doktor Che, Devrimci Che, Baba Che, Siyasetçi Che... tüm bu rollere sahip ve bu rollerin birçoğunu hakkıyla yerine getiren bir adam.
Aslında birçoğumuz onun eylemlere karşı savunduğu düşüncelerini tam olarak bilmiyoruz. Sadece devrimci olarak ve Kübalı Alberto Korda tarafından çekilen yüzünde; öfke, sert ve kararlı bir duruşun göründüğü son yüzyılın en ünlü fotoğraflardan biri olan fotoğrafından tanıyoruz.
Birçoğumuz odalarımıza bu fotoğrafı astık, bu fotoğrafın üzerinde olduğu tişörtler giydik, kolyeler taktık ve hala takıp giymeye devam ediyoruz. Fakat hâlâ bir grup insan onun ve onun gibilerinin varlığını kabul etmemekle birlikte 'terörist' gibi ifadeleri hiç çekinmeden kullanmaya devam ediyorlar. Kalkıp bu tür insanlardan bahsedip incelememin çok da farklı yerlere gitmesini istemiyorum. Kitaba, incelemeye ve Che'nin dünyasına geri dönüyorum.
Bir adam düşünün ezilen halkın ve işçinin yanında. Okuma yazma oranını 60-76 dan 96'ya yükselten, çalışan halkla birlikte kendisi de çalışan bir adam. Bu tarz cümle ve eylemler özellikle bu dönemde bizden ne kadar uzakta gibi görünüyor değil mi?
Bugünün şartlarında kaç siyasi karakteri, politikacıyı bir fabrikada işçinin arasında, halkın içinde görebiliyoruz? Ben size cevabı söyleyeyim koca bir HİÇ.
Eğer birisi çıkıp bize de çay atan, patates dağıtan bir devlet büyüğümüz(!) var derse 'çıkar telefonunu' diyen amcaya atılan bakışı atıp buraları terk ederim :D
Birazda Che'nin hayatına girersek eğitim aldığı sırada eğitimine bir süre ara verip Latin Amerika'yı dolaştığı sırada yoksulluğu, eşitsizliği ve sömürülen halkları çok yakından gördü. Bu yolculuktan sonra günlüğüne 'ben artık bambaşka biriyim, bu yolculuk beni hiç beklemediğim şekilde değiştirdi.' notunu düşerek devrime olan ilk adımlarını attı.
Bu ilk